KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10416 E., 2010/1081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2008 tarih ve 2007/602 - 2008/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... Tekstil A.Ş. arasındaki kredi sözleşmelerine dava dışı ...’un kefil olduğunu, 3 ayrı kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle icra takipleri başlatıldığını ancak borçluların başka malvarlığı bulunmadığından alacağın tamamının tahsil edilemediğini, borlu şirketin şahsi kefili ve aynı zamanda temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olan dava dışı ...’un ödeme güçlüğü içinde olduğu 2003 yılında kurulan davalı şirketteki hisselerini aynı dönemde mal kaçırma gayesiyle muvazaalı olarak bir başkasına devrettiğini, bu suretle davalı tüzel kişilik perdesinden yaralanarak borçtan kurtulma amacı güdüldüğünü ileri sürerek, 300.000,00 TL’nın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının kredi borçlusu olmayan davalı şirketin tüzel kişilik perdesinin aralanması için ileri sürdüğü maddi vaka olan ...’un hisselerini devrinin, mal kaçırmaya yönelik muvazalı işlem olduğu iddiasının davacı tarafça açılabilecek bir tasarrufun iptali davasının inceleme konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10416, K. 2010/1081, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama