KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10496 E., 2010/1388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/03/2008 tarih ve 2007/312-2008/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait iş yerlerinin davalı nezdinde sigortalı olduğunu, bu iş yerlerinin 24.08.2007 tarihinde sel ve su baskınına maruz kaldığını, davalının tazminat ödediğini, ancak hasarlı ürünlerin bedelinin KDV’siz ödendiğini, iş durması için da bir tazminat ödemesinin olmadığını ileri sürerek, 8.000.00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait iş yerlerinin sel ve su baskınına maruz kaldığını, yapılan tespit sonucu hasar bedelinin ödendiğini, KDV Kanunun 30/c maddesi uyarınca sel sonucu zayi olan hasarlar dolayısıyla davacının KDV uygulamasından muaf olduğunu, bu nedenle ödeme yapılmadığını, iş durması tazminatının ise ancak yangın rizikosunda geçerli bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, zararın sel ve su baskınından kaynaklandığı, KDV Yasası’nın 30/C maddesinde deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi alınmayacağının düzenlendiği, sel ve su baskını nedeniyle davacının KDV ödemeyeceği, bunu davalıdan talep edemeyeceği, aksi halde sebepsiz zenginleşeceği, ayrıca iş durması klozunun sigortalı yerde yangın veya yangın tehlikesi gerçekleşmesi halinde geçerli olduğu, sel ve su baskınıyla zararın doğduğu, davacının talebinin bu bakımdan da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10496, K. 2010/1388, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama