KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10519 E., 2010/2313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2007/412-2008/274 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan banka vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ın müvekkilinin satış müdürü olarak çalıştığını, bu kişinin sahte talimatlar düzenleyerek müvekkilinin davalılardan banka nezdindeki hesabından diğer davalıların hesabına havaleler yapılmasını sağladığını ileri sürerek, 77.000,00 TL ve 23.000 Euro’nun davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalılardan ... ve ...’in davacı şirketin çalışanı olduklarından dolayı hizmetin yürütülmesinden kaynaklanan dava konusu alacağın iş mahkemelerinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, kesinleşme ve talep halinde dosyanın Bursa İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan banka vekili ve ...vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ile davalılardan banka vekili ve ...vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10519, K. 2010/2313, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama