KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/10811 E., 2010/1908 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Hatay Asliye 1. Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/40 Esas
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/06/2008 tarih ve 2003/732-2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili Kurum sigortalılarından ...’nın geçirmiş olduğu iş kazası sonucu yaralanması nedeniyle müvekkili Kurum tarafından yapılan masrafların kusurlulardan rücuan tazmini amacıyla iş mahkemesine açılan davada davalılardan şirket yönünden davanın reddine karar verildiğini, sözkonusu kararın Yargıtay 10.Hukuk Dairesi tarafından dava sırasında tasfiye edilmiş şirketin ihyası ve temsilinin sağlanması yönünden bozulduğunu, bozma kararı doğrultusunda şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek, Şensan Ayakkabı...Ltd.Şti.ihyasına ve Rıza Şen’in kayyum olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin yasa gereği hasım olarak gösterildiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istemin reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacıya sigortalı işçinin geçirdiği iş kazası sonucu malul olması nedeniyle yapılan harcamaların rücuan tazminine ilişkin olarak açılan davadan sonra davalı şirketin feshinin gerçekleştirildiği, yapılan tasfiyenin borçtan kurtulmaya yönelik bulunduğundan gerçeğe aykırı olduğu sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre asıl dava davalısı tasfiye memuru vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Birleşen dava davalısı Ticaret Sicil Memurluğu vekilinin temyiz itirazlarına gelince; asıl ve birleşen davalar, ticaret sicilinden terkin edilen şirket tüzel kişiliğinin yeniden ihyası istemine ilişkindir.
Tüzel kişiliğin yeniden kazanılması ticaret siciline tescil ile mümkün olduğundan tescil işlemini yerine getirecek olan ticaret sicil memurlukları tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin davalarda yasal hasım konumunda bulunmaktadır.Bu itibarla, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen, davada taraf olarak yer alması gereken sicil memurluğuna karşı açılan davada davanın kabulü halinde dahi sicil memurluğunun harç,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde sicil memurluğuna karşı açılan birleşen davaya ilişkin olarak kurulan hükümde anılan giderlerden davalı ... memurluğunun sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bu yönden davalı ... yararına bozulması gerekirse de yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/10811, K. 2010/1908, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama