KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11057 E., 2010/1728 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/04/2008 tarih ve 2008/96-2008/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirketçe hırsızlık teminatı içerir poliçeyle sigortalandığını, 26.10.2004 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle 13.993,50 TL zarar oluştuğu halde davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçedeki özel düzenlemede “ zemin ve giriş katında yer alan işletmeler için hırsızlık teminatı, riziko adresinde demir parmaklık ve/veya kepenk ve/veya alarm ve/veya çelik profil ile desteklenmiş darbeye dayanıklı özel cam bulunması halinde geçerli olacaktır” hükmünün yer aldığını, zemin kattaki davacıya ait işyerinde sayılan emniyet tedbirlerinden hiç biri bulunmadığından teminatın devreye girmeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, sigortalının zarar anında iddia ettiği değerlerin varlığını ispatlamak zorunda olduğunu, eksper raporuyla zararın 2.242,00 YTL olarak tespit edildiğini ve olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (tarafların serbest iradeleriyle sözleşme hükmü olarak kabul edilen poliçedeki özel şartın geçersiz sayılamayacağı) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, rizikonun teminat dışı olduğu gerekçesiyledavanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11057, K. 2010/1728, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama