KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11122 E., 2010/2836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.04.2008 tarih ve 2006/63-2008/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 12.680,00 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında 01.01.2002 ile 31.12.2002 tarihlerini kapsayan taşıma sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalıya ait ticari emtianın mağazalara taşınması işinin müvekkilince üstlenildiğini, davalının taşıma sözleşmesini fesih şartlarına uymaksızın 31.08.2003 tarihinde feshederek mal akışını durdurduğunu, müvekkilinin bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik erken fesih nedeniyle uğranılan zarardan ötürü 7.000,00 TL, eksik tonajda emtia taşıtılması nedeniyle oluşan kazanç kaybı olarak 2.000,00 TL ve müspet zarar olarak 1.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıma sözleşmesinin 31.08.2002 tarihi itibariyle fiilen davacının kendisinin taşımayı sonlandırması nedeniyle sona erdiğini ve 3,5 yıl sonra dava açılmasının iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşımayı davacının sona erdirdiğine ilişkin davalı taşıtanın delil ibraz edemediğinden sözleşmenin erken feshi nedeniyle davacı zararının tazmini gerektiği ve sözleşmenin ifa edilmediği bakiye 4 aylık dönemdeki davacı hakedişinin önceki aylara ilişkin faturaya göre 126.192,49 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fesih nedeniyle uğranılan zarardan ötürü taleple bağlı olarak şimdilik 7.000,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsiline, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin erken feshi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki taşıma akdinin süresinden önce hangi tarafça sonlandırıldığı tespit edilemediği belirtilerek ispat külfeti davalı tarafa yüklenmiş ve taşıma işini davacının kendiliğinden bıraktığı yönündeki davalı savunmasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, TMK’nun 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu ilke ışığında, taşıma akdinin sözleşmeye aykırı olarak davalı taşıtan tarafından sonlandırıldığını ileri süren davacının, bu iddiasını ispat yükünün kendisinde olacağının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olarak davacının taşıma işini yapmasının engellendiğine ilişkin davacı delillerinin tartışılıp hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükümlülüğü ters çevrilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11122, K. 2010/2836, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama