KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11146 E., 2010/1988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/05/2008 tarih ve 2007/156-2008/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin koltuk ürünleri ürettiğini, davalının kendisine ait endüstriyel tasarım tescil belgesine tecavüz iddiasıyla şikayeti üzerine müvekkil işyerinde arama yapıldığını, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinden yoksun ve piyasada bilinen, kullanılan ürünlere ait olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 2001/2203 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait koltuk tasarımının yeni olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı adına tescil edilen koltuk ürününe ilişkin tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığının somut delillerle ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarım tescilinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
554 Sayılı KHK ile endüstriyel tasarımların tescilinde mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davalarında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak uyuşmazlıkların çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece de, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek HUMK' nun 275.maddesine uygun olarak uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyadaki her iki heyet raporu da birbiriyle uyumlu bir şekilde davaya konu çoklu endüstriyel tasarımın uzun yıllardır üretilen, piyasada bilinen tasarımlardan sadece küçük ayrıntılarda farklı olduğundan yeni olduğundan bahsedilemeyeceğini kesin bir yargıyla belirtmişler fakat mahkemece, bu raporlara itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, HUMK' nun 286.maddesinde belirtilen bilirkişinin rey ve mütalaasının hâkimi bağlamayacağı hükmü, hâkimin bilirkişi raporunu serbestçe takdir edeceği, bilirkişi raporunu yeter derecede kanaat verici bulmazsa bilirkişiden ek rapor (HUMK 283.md.) alabileceği veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabileceği (HUMK 284.md.) şeklinde anlaşılmalıdır.
Bu durumda mahkemece, konunun teknik bilgi gerektirdiği kabul edilerek bilirkişi incelemesine gidildiğine ve alınan heyet raporlarında da endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığı yönünde görüş belirtildiğine göre, mahkemece eksik olduğu düşünülen hususlar var ise gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11146, K. 2010/1988, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama