KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11279 E., 2010/1869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2005/671-2008/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iki adet tarlasının davalıya "Dolu Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğunu, meydana gelen don olayı sonucunda üzüm veriminin düştüğünü ileri sürerek, 30.720,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarlalarının dekarda 800 Kg kuru üzüm verimi olduğunun kabulü üzerinden sözleşme yapıldığını, halbuki veriminin dekarda 633 Kg olduğunu, bu nedenle de aşkın sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini, davacı tarlalarında don olayı dışında güve hastalığının da bulunduğunu, bu hastalığın verime etki ettiğini ve davacının iddia ettiği kadar verim düşüklüğü olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamın dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, Dolu Sigorta Poliçesi'nden kaynaklanmakta olup, yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davacıya ait iki adet üzüm bağının dolu ve don muhataralarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı ve sigortalının üzüm bağlarında don olayına dayalı hasarın oluştuğu taraflar arasında çekişmesiz olup, uyuşmazlık uğranılan zararın miktarı noktasındadır.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sigorta örtüsü altına alınan bağlarda gerçekten don olayı olmadığında dekarda ne kadar ürün elde edileceği hususunda bir belirleme yapılmayıp, rizikodan sonra elde edilecek olan ürün miktarı hesaplanmış ve davacının beyanına göre düzenlenen sigorta poliçesindeki dekar başına 800 Kg kuru üzüm elde edileceği esasından hareketle tazminat tutarı bulunmuştur.
Sigorta hukuku hükümleri uyarınca, sigorta şirketleri ancak gerçek zararı karşılamakla yükümlü olup, sigorta sözleşmeleri hiçbir zaman sebepsiz zenginleşme aracı olamaz.
Bu itibarla, mahkemece, her iki bağ bakımından don olayı olmaması halinde ne kadar ürün elde edilebileceği belirlendikten sonra, don olayı sonrası elde edilen ürün miktarı indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının belirlenmesi amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11279, K. 2010/1869, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama