KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11381 E., 2010/1989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2008 tarih ve 2007/10-2008/47 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1969 yılından itibaren “libas” ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını ve 35.sınıfta 1997/205429 nolu marka tescili yaptırarak bu ibareyi markasal kullanımına devam ettiğini, davalının ise aynı kelimeyi ticaret unvanında kullanmasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz olup aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespitine, men’ine, terkinine ve ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacıya ait markadaki ibareyi davalının işletme adı olarak kullanmasının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine ve davalı işletme adının terkinine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacıya ait marka tescilinde ve ticaret unvanında kullanılan “libas” ibaresinin davalı tarafından işletme adı olarak kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanı kabulüne karar verilmişse de, dosyaya celp edilen ticaret sicil kaydına göre davalının 15.06.2006 tarihinde işi terk ederek kaydını sildirdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, dava tarihi itibariyle ticari faaliyeti bulunmayan ve dava konusu ibareyi kullanmayan davalı hakkında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin oluştuğunun tespitiyle yetinilmesi gerekirken ayrıca “terkin” kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11381, K. 2010/1989, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama