KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11419 E., 2010/2251 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2007/493 - 2008/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’nın davalı ile birlikte dava dışı Denge Otomasyon Ltd.Şti.’nin hissedarı olduğunu, muris ile davalının sözlü anlaşma ile davalıya ait hisselerin murise devrini kararlaştırdıklarını, murisin bu amaçla banka havalesi yoluyla davalıya 13.07.2000 tarihinden (11.000) YTL, 12.02.2001 tarihinde de (960) YTL ödemede bulunduğunu, davalının hisse devrini gerçekleşmeden murisin öldüğünü, müvekkillerince ortaklıktan çıkmak için dava açıldığından artık davalı hisselerinin devrinin de talep edilemeyeceğini ileri sürerek, toplam (11.960) YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK’nun 126/4.maddesi uyarınca davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, davacı ...’nun şirket hesabından şahsi hesabına para aktardığını ve bununla ilgili hukuk ve ceza davalarının devam ettiğini, müvekkili ile muris arasında herhangi bir devir sözleşmesinin yapılmadığını, murisin sağlığında müvekkili tarafından şirket için malzeme alınması amacıyla murisin şahsi hesabına (15.000) YTL havale yapıldığını, murisin de daha sonra dava konusu meblağı müvekkiline göndererek bu borcun bir kısmını ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, geçersiz de olsa hisse devrinin vaat edildiğine dair bir anlaşmanın varlığını iddia eden tarafın bu hususu ispat etmesinin gerektiği, davanın değeri itibariyle HUMK’nun 289.maddesi uyarınca tanık dinlenmesinin davalının muvafakatine tabi olduğu, davalının ise tanık dinlenmesine muvafakat etmediği, dosyaya davacı tarafça sunulan banka hesap dökümlerinin hisse devrine dair bir anlaşmanın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı ve bir yazılı delil başlangıcı da sayılamayacağı, hem davacı tarafın murisinin hem de davalının havalelerinde bir sebep açıklaması bulunmadığı,
bu tür bir ilişkinin dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle de kanıtlanamayacağı, davacı tarafın kesin süreye rağmen yeni deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11419, K. 2010/2251, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama