KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11455 E., 2010/2243 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.05.2008 tarih ve 2008/2-2008/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Ekay Ltd.Şti.'nin ortakları olan müvekkili ile davalılar arasında yapılan hisse devir sözleşmesi ile davacının %50 hissesini davalılara 85.000-USD karşılığında devrettiğini, devir protokolünden kaynaklanan tüm edimin müvekkilince yerine getirilmesine rağmen davalıların edimlerini yerine getirmediğini, zira sözleşme gereğince hisse bedelinin peyderpey en son 30.12.2007 tarihine kadar ödenmesi gerekirken kısmi ödeme yapıldığını ileri sürerek, öncelikle taraflar arasında yapılan protokolün geçersizliğinin tespiti ile sözleşmenin iptaline, devredilen hisselerin tekrar davacı adına tesciline, bu istemin kabul görmemesi halinde ödenmeyen bakiye 68.000 USD karşılığı olan 81.600,00 YTL'nın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davacının hisselerinin devri karşılığı 85.000 USD'nın peyderpey 2007 yılı sonuna kadar ödeneceğini, bu protokol yapıldıktan sonra 2.000 USD'nın, 2006 yılının sonunda da 15.000 USD ödendiğini, ayrıca 07.1.2008 tarihinde 34.000 USD, 15.01.2008 tarihinde de 34.000 USD olmak üzere borcun tamamının ödendiğini, davanın konusunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu edilen hisse bedelinin davalılar tarafından dava açılmasından sonra ödendiğini, protokoldeki "ödemelerin aksatılması bozucu şartı"na devredilen hissenin iade edileceği yönünde herhangi bir hüküm getirilmediği gerekçesiyle sözleşmenin iptaline ve devredilen bu hissenin davacı adına tesciline yönelik istemin reddine, dava konusu alacak yargılama sırasında ödendiğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya dayanak yapılan protokolde açık bir hüküm olmaması karşısında davacının BK.nun 211/son maddesi hükmü uyarınca sözleşmenin feshini istemesininin esasen mümkün bulunmamasına, ayrıca davacı tarafından dava konusu edilen borcun ödenmemesi üzerine BK.nun 106 ncı maddesi hükmünce davalılara sözleşmenin feshine ilişkin bir ihtarnamenin de keşide edilmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11455, K. 2010/2243, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama