KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11503 E., 2010/6207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.02.2008 tarih ve 2007/139 - 2008/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.04.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 24.05.2002 tarihli sözleşmeyle beş yıl süre ile ürettiği maden sularının belirtilen bölgelerdeki satış, pazarlama ve ihracı konusunda müvekkiline genel distribütörlük yetkisi veren davalının, müvekkilinden izin almadan Hollanda'ya ihracat yaparak sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürerek, şimdilik (20.000) USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin hiçbir zaman hayata geçmediğini, davacının sözleşmeyi feshettikten sonra böyle bir dava açamayacağını, ihracat iddiasının doğru olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, Dairemize ait 15.02.2007 tarihli ilama dayanılarak, taraflar arasında imzalanan tek satıcılık sözleşmenin 2.1,6.6 maddeleri uyarınca davalı üreticinin, davası distribütöre, kapsamında Hollanda'nın da bulunduğu sözleşme bölgesinde tek satıcılık imtiyazını verdiği,
distribütörün yazılı izni olmadan ürünlerin doğrudan veya dolaylı satışı halinde (250.000) USD cezai şartın ödeneceğinin taahhüt edildiğini, bu cezai şartın tarafların sözleşme şartlarına aykırı davranışına bağlı bir cezai şart olduğu ve zarar meydana gelmese bile BK'nun 159.maddesi uyarınca talep edilebileceği, davalının sözleşme geçerli iken 01.05.2003 tarihinde Hollanda'da bulunan başka bir firmaya maden suyu sattığının tespit edildiği, davacının Hollanda'da bir faaliyetinin bulunmadığı,
davalının da yeterli faaliyet göstermediği konusunda davacıya bir ihtar göndermediği gibi sözleşmeye uyulmadığını gerekçe gösterip sözleşmenin feshine yönelik bir girişimde de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, (20.000) USD'nın dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bir yıllık döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11503, K. 2010/6207, 1 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama