KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11526 E., 2010/2254 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2008 tarih ve 2006/83-2008/510 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında taşıma sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin edimini ifa ettiği halde davalının taşıma ücretini ödemediğini, toplam (2.640,73)YTL üzerinden girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yaptığı taşıma işi ile ilgili alacağının bulunduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafça düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir delil de sunulmamış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlığın çözümü, davacı tarafından davalı personelinin taşınıp taşınmadığı, eğer taşınmışsa taşıma ücretinin ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
HUMK.’nun 179/3. maddesi uyarınca, davacı vekilince sunulan delil listesinde “ve sair her türlü delile” dayanıldığına göre, mahkemece davacı tarafa HUMK.’nun 344 vd. maddeleri uyarınca yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerekmektedir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu husus düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11526, K. 2010/2254, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama