KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11533 E., 2010/2006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şişli 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2007 tarih ve 2006/1481-2007/1662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Esentepe Şubesi nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 13.06.2006 ve 14.06.2006 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı iki kişinin hesabına iki ayrı havale işlemi ile toplam 2.000,00 YTL havale yapılıp çekildiğini, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın 29.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenli saklanması ve şahsi bilgisayarının güvenliğini sağlama yükümlüğünün davacıda olduğunu, davacının şifresini koruyamadığını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklı bir zarar söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların aldıkları mevduatların korunmasında özen göstermek zorunda oldukları, internet hizmetleri bakımından da objektif özen borcu gereği bankanın en yüksek güvenlik önlemlerini alma yükümlülüğü bulunduğu, davacının hesabından internet aracılığıyla para çekilmesinde davalı bankanın kusurlu olduğu, davacının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000,00 YTL’nin 29.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11533, K. 2010/2006, 22 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama