KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11537 E., 2010/2253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2004/998-2008/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Turgutlu Şubesi’nde yatırım hesabının bulunduğunu, anılan şube müdürlüğü görevini yapan ...’ın müvekkilinin amcasının oğlu olması ve müvekkilinin Almanya’da yaşaması nedeniyle işlemlerin belli bir güven duygusu çerçevesinde yapıldığını, ...’un şube müdürlüğünden ayrılmasından sonra müvekkilinin talimatı olmadan 19.01.2000 tarihinde (2.142.706.877)TL’nın 06.11.2000 tarihinde de (251.112.537)TL’nın hesaptan çekilip Demirbank hissesi alındığını öğrendiğini, bu gün ise bu hisselerin değerinin kalmadığını ileri sürerek, toplam (2.393.819.414)TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu hisse senetlerinin kâr payı karşılıklarından, temettü ödemelerinden ve bedelsiz hisselerinden yararlanıp hisselerin değeri düşünce dava açtığını, hesap açılması ve sonraki tüm işlemlerde şube müdürünün imzasının bulunduğunu, bu durumun davacı ile müvekkilinin şube müdürü arasında bir vekalet ilişkisi olduğunu ve yapılan tüm işlemlerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın davaya sebebiyet verecek herhangi bir işleminin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının hesabın açılması işlemi dahil dava konusu hesaptan yapılan repo, diğer şirketlere ait hisse alımları, bedelsiz hisse verilmesi gibi imza ve talimatı olmadan yapılıp da kâr getiren işlemlere itiraz etmeyip sadece zarar edilen Demirbank hissesi alımı işlemlerine itiraz etmesinin MK.’nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralına uygun olmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11537, K. 2010/2253, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama