KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11598 E., 2010/3331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.07.2008 tarih ve 2006/225 - 2008/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia nakliyat poliçesi ile sigortalanmış bulunan otomobil yedek parçalarının Fransa’dan Türkiye’ye taşınmak üzere davalı taşıyana tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, emtianın tahliyesi sırasında hasarlı parçalar bulunduğunun tespit edildiğini, meydana gelen hasara ilişkin olarak sigortalıya 5.041,20 Euro’nun ödendiğini, davalı taşıyıcının oluşan hasardan tamamen sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, sigortalıya ödenen tutarın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu hasarın yükleme sırasında oluştuğunu, yükleme ve boşaltmaların taşıyıcı veya adamları tarafından yapılmadığını, bu nedenle meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre hasarın yükleme sırasında yağan yağmurdan kaynaklandığı, yükleme sırasında meydana gelen hasarların yüklemenin gönderen tarafından yapılması halinde taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaracağı, olayda davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya sigortalı emtiada taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya poliçe uyarınca yapılan ödemenin davalı taşıyıcıdan rücuan tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının yükte oluşan hasardan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya konu taşıma CMR hükümlerine tabi bulunmakla anılan sözleşmenin 17. maddesi uyarınca taşıyıcı yükü teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar kısmen veya tamamen kaybı ile hasara uğramasından sorumludur. Dosyada bulunan CMR senedi incelendiğinde taşınan eşyaya ilişkin olarak senede herhangi bir şerh veya ihtirazi kaydın konulmadığı anlaşılmıştır.
CMR’nin 9. maddesinde sevk mektubunda taşımacı tarafından beyan edilmiş çekincenin olmaması halinde aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğunun varsayılacağı belirtilmiştir.Bu durumda somut olayda davalı taşıyıcının davaya konu eşyayı tam ve hasarsız şekilde teslim aldığına ilişkin olarak oluşan yasal karinenin aksinin ancak geçerli delillerle ispatlanması gerekir.
Taşımaya konu eşyanın yükleme sırasında yağmur suyuna maruz kalması sonucu hasarlandığı yönündeki kabulün dayanağının ise ekspertiz raporunda geçen ve belgelendirilmemiş bulunan soyut ifadeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece taşımaya ilişkin olarak düzenlenmiş belgelere itibar edilerek davaya konu hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kabulü ile davalının sorumluğunun CMR hükümleri kapsamında tayin ve takdiri gerekirken, geçerli bir delil olmadan kabul edilen oluş biçimine göre yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11598, K. 2010/3331, 25 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama