KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11634 E., 2010/4248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2007/591 - 2008/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki 11.12.2002 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalıya ait 20.000 ton emtianın taşınması işini üstlendiğini, davalı idare 01.04.2004 tarihli yazısıyla 11.03.2004 tarihinde sözleşmenin sona erdiğini belirttiğinde müvekkili şirkete 14.395.840 kg taşıma yaptırıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.604.160 kg eksik taşıtmadan kaynaklanan 3.000,00 TL müspet ve 17.000,00 TL menfi zararın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, 09.06.2005 tarihli dilekçe ve 06.10.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde maddi hata yapıldığını belirterek taleplerini 17.000,00 TL müspet ve 3.000,00 TL menfi zarar olarak düzeltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce “...nakliye işlerinde uzman bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten, dava konusu taşımanın tamamının yapılmaması nedeniyle davacının talep edebileceği müspet zarar miktarı belirlenirken piyasa şartlarına göre uygulanması gereken kar oranı konusunda rapor alınması ve taşımanın artık yapılması mümkün olmadığından davalının yapmadığı masraflar nedeniyle tasarruf edeceği meblağın da bu oranın belirlenmesinde dikkate alınması...” gerekçeleriyle bozulmuş,
mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre, davada uygulanması gerekli kar oranının % 25 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.000,00 TL müspet zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen miktardan eksik taşıma yaptırılmasına dayalı müspet ve menfi zarar istemine ilişkindir.
Menfi zararın reddine karar verilmiş, bu yöne dair temyiz istemi reddedilmekle kesinleşmiştir.
Davacı müspet zararının % 25 oranında olduğu benimsenmek suretiyle verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce, kar oranının tespitine yönelik olarak aralarında nakliye işlerinde uzman bir bilirkişinin de olduğu heyetten dava konusu taşımanın yapılmaması nedeniyle davacının talep edebileceği müspet zarar miktarı hususunda rapor alınması yönünde bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yeniden bilirkişi raporu alınmış, bu rapor doğrultusunda davacı müspet zararının % 25 oranında olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
Öte yandan, tarafları aynı olan İstanbul Asliye 10. Ticaret Mahkemesinin 2006/72 E. 207/609 K. sayılı ilamıyla aynı konuya ilişkin olarak davacı müspet zararının % 15 oranında olduğu kabul edilmek suretiyle verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce 28.10.2009 tarih ve 2008/6508 E. 2009/11103 K. sayılı ilamla onanmış, karar düzeltme istemi ise 06.04.2010 tarih ve 2009/15125 E. 2010/3839 K. sayılı ilamla reddedilmiştir.
Diğer yandan, mahkeme kararlarının tutarlı ve birbirleri ile çelişkili olmaması hukukun gereğidir.
Bu durumda, taraflar arsında var olduğu kuşkusuz olan 11.12.2002 ve 12.02.2004 tarihli sözleşmeler getirtilmek suretiyle, bu sözleşmelerin birbirinden farklı olup olmadığı, farklı tarihlerdeki sözleşmelerin kar oranının birbirinden farklı olması gerekip gerekmediği yönünde bilirkişilerden ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11634, K. 2010/4248, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama