KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11672 E., 2010/2554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2008 tarih ve 2007/306-2008/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından Karayolu İhracat Teklifi/Sözleşmesine göre muhtelif tarihlerde davalıya ait emtiaların İngiltere’ye taşınması işinin ifa edildiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine, emtiaları alıcılarına teslim etmiş olmasına ve alıcılar tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmemesine rağmen taşıma işinden kaynaklı alacağının tahsili için kesilen faturalara dayalı olarak yapılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamına ve asıl alacağın %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, CMR kayıtlarının ibraz edilmesi gerektiğini, taşıma hizmetinin gereği gibi yerine getirilmediğini, hasarlı teslim edildiğini, 13 rulo eksik teslim edildiğini, teslim belgelerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taraf malların teslim belgesinin bulunmadığını, hasarlı teslim edildiğini ileri sürmüş ise de CMR Konvansiyonu’nun 30. maddesi uyarınca, ziya ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, hasar ve ziyanın açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren 7 iş günü içinde davacıya bildirim yapıldığına dair bir kanıt olmadığı,
anılan hükümdeki şekil şartlarına uyulmadan alıcının malı tesellüm etmesi halinde yükün taşıma senedinde belirtildiği şekilde hasarsız alındığının kabulü gerektiği, taraf defterlerinin birbirini teyit ettiği ve davacının 20,021.06 YTL alacaklı olduğu, sözleşmenin ödeme ile ilgili hükümlerinin incelenmesinde anılan hükmün ödemeyi içermediği ve karşı yanı direnime düşürecek hüküm kapsamında olmadığı, temerrüt ihtarnamesi de bulunmadığı, davacının edimini yerine getirdiği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 20.021,00 YTL üzerinden devamına, bu miktara takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
(istek gibi %25 oranı aşmamak kaydıyla) yapılacak kısmi ödemelerde BK’nun 84. maddesinin infazda icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, alacak belirli ve likit bulunmakla takdiren %40 icra inkar tazminatı 8.008,40 YTL’nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkeme gerekçesinde “alacak bilirli ve likit olmadığından taktiren %40 icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekmekle” cümlesindeki “olmadığından” şeklindeki ifadenin maddi hatadan kaynaklanmış olmasına göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11672, K. 2010/2554, 8 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama