KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11769 E., 2010/6693 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 tarih ve 2007/113-2008/174 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.06.2010 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin miras bırakanı olan sanatçı ...’ın 1978 yılında başlayarak iki yılda tamamladığı “AKDENİZ“ isimli heykelin Zincirlikuyu’da bulunan ilk yerine yerleştirildiğini, bu heykel nedeniyle eser sahibi murisin ödül kazandığını, heykelin kendisiyle özdeşleştiğini, başyapıtı olduğunu, bu heykelin İstanbul’un sembolü haline geldiğini, heykelin davalının siparişi üzerine yapıldığını, aslının mülkiyetinin davalıya ait olduğunu, ancak heykelin mali hakları ile ilgili geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığını,
davalının bu heykelin deforme edilen modellerini herhangi bir izin alınmaksızın sürekli olarak AFİFE JALE ödülü adı altında sanatçılara dağıttığını, bu tecavüzün 1997 yılından beri aralıksız olarak sürdürdüğünü, bu eylemin sanatçı ...’ın mali ve manevi haklarına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, heykele dair maddi ve manevi tecavüzün ref’ini, FSEK 68. maddesi gereğince 10.000 YTL maddi tazminat ile FSEK 70. maddesi gereğince 50.000 YTL manevi tazminatın ilk ihlal tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu AKDENİZ isimli heykelin merhum sanatçı ...’a sipariş edilerek yaptırılmış bulunan bir eser olduğunu, heykelin yapıldığı tarihlerde davacıların murisi ...’ın sigortalı olarak çalıştığını, heykelin halen müvekkili şirketin Levent’teki merkez binasının bahçesinde olduğunu, bu heykelin replikası olan heykelciklerin 28/04/1997 tarihinden beri Afife Jale Tiyatro Ödülü olarak her yıl dağıtıldığını, aradan geçen 10 yıllık süre içersinde herhangi bir talepte bulunmayan davacıların şimdi talepte bulunmalarının mümkün olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayrıca davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını,
öte yandan dava konusu heykelin sipariş üzerine yapıldığını, FSEK’in mülga 8/2 maddesi ile yürürlükte bulunan 18/2 maddeleri gereğince heykel üzerindeki hakların müvekkili tarafından kullanılabileceğini, tüm hakların müvekkiline ait olduğunu, mevcut yasal düzenlemelerin dava konusu heykelin replikalarının ödül olarak dağıtılmasına cevaz verdiğini, ayrıca FSEK.
17/2 ve 40/1. madde hükümlerinin de bu yolda olduğunu, davacının uzun bir süre sessiz kalarak şimdi bu talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu “Akdeniz” adlı heykelin davalı tarafından çoğaltılarak küçük heykelcikler haline getirmek suretiyle ödül törenlerinde dağıtılmasının FSEK’nun 21. maddesi anlamında işleme ve 22. maddesi anlamında çoğaltma olduğu,
ancak eseri meydana getiren sanatçının sipariş üzerine bu heykeli yaptığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığına göre FSEK’nun 18/2 maddesi ile eserin meydana getirildiği 1978-80 yıllarında yürürlükte bulunan FSEK’nun 8/2 maddesi karşısında mali hakların davalı tarafından kullanılabileceği, bu nedenle 1997 yılından bu yana dava konusu heykelin replikalarının yaptırılarak heykelcik halinde dağıtılmasında mali hak ihlali olmadığı, bununla beraber heykelin FSEK.
4/2 maddesi anlamında güzel sanat eseri olup eser sahibi ... olduğu, eser sahibinin ölümünden sonra eser üzerindeki hakların kullanılması yetkisinin FSEK’nun 19. maddesi gereğince sağ kalan eşi ve çocuklarına geçtiği, davalı tarafından ödül törenlerinde dağıtılan küçük heykelciklerin orijinal heykelin aslına bağlı kalınmadan üretildiği, bu durumda FSEK’nun 16. maddesi gereğince eser sahibinin ve mirasçılarının bu değiştirmeleri engelleme yetkisi bulunup davalıların bu eyleminin FSEK 16. maddesi anlamında bir manevi hak ihlali oluşturduğu,
dağıtımı her yıl tekrarlanmakta olduğundan ve en son 30/04/2007 tarihli ödül töreninde gerçekleşen dağıtım nedeniyle hukuka aykırı bu eylemin süreklilik göstermesinden dolayı zamanaşımının geçmediği, mirasçıların manevi hak konusunda dava tarihinde talepte bulunma yetkilerinin mevcut olduğu,
dava konusu heykelciklerin 10 yıldır dağıtılıyor oluşunun manevi hak ihlalini ortadan kaldırmayacağı ve bu yönde sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmayacağı, 40. maddedeki hükmün ise eserin bütünlüğü bozulmuş ve değiştirilmiş versiyonlarının ödül törenlerinde ödül olarak dağıtılmasını haklı ve meşru kılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacıların murisinin meydana getirdiği AKDENİZ heykelinin değiştirilmiş ve bütünlüğü bozulmuş heykelcik versiyonlarını Afife Jale ödül törenlerinde ödül olarak dağıtılması suretiyle gerçekleştirdiği eser sahipliğinden kaynaklanan manevi hakka tecavüz eyleminin ref'ine,
takdiren 50.000 YTL manevi tazminatın 30.04.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, mali hak ihlali ile ilgili olarak FSEK'nun 68. maddesine dayalı maddi tazminat talebinin reddine, FSEK'nun 78. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı vekili temyzi etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekili ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11769, K. 2010/6693, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama