KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11913 E., 2010/2822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.02.2008 tarih ve 2006/430 - 2008/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 02.05.1989 tarihinden itibaren bilgisayar yazılımı sektöründe faaliyette bulunduğunu ve "Datasoft" ibaresini marka, ticaret unvanı ve işletme adı olarak kullandığını, davalının da aynı sektörde aynı ibareyi ticaret unvanı olarak tescil ettirdiği gibi emtialarının üzerinde de bu ibareye yer verdiğini ileri sürerek, davalının eyleminin haksız rekabet ve müvekkiline ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve önlenmesini, davalının ticaret unvanından "Datasoft" ibaresinin silinmesini, (5.000) YTL maddi ve (5.000) YTL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin anılan ibareyi önce kollektif şirket olarak 17.04.1986, daha sonra da limited şirket olarak 27.02.1989 tarihinde, davacının ise 02.05.1989 tarihinde tescil ettirdiği, dolayısıyla davalı şirketin "Datasoft" ibaresini kullanımının davacı şirketten daha önceye dayandığı, davacının markalarının ise daha sonraki tarihli olup "Datasoft" markasını davalı şirketten daha önce tanınır hale getirdiğini de kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece davalının ticaret unvanını davacıdan daha önce tescil ettirip kullandığı gerekçesiyle davalının ticaret unvanına yönelik davacı istemlerinin reddedilmesinde bir isabetsizlik yok ise de, davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, bu istemin yanında ayrıca davacının tescilli markasının da davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığı ileri sürülüp markaya tecavüzün tespit ve önlenmesi de istenildiğine göre, mahkemece davacının bu iddiası üzerinde de durularak,
davalının aynı ibareyi marka olarak kullanıp kullanmadığının ve bu kullanımın haksız bir kullanım olup olmadığının, diğer bir deyişle davalının ticaret unvanını davacının marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde kullanıp kullanmadığının, tarafların ürünleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda hiçbir inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11913, K. 2010/2822, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama