KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11948 E., 2010/7004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.12.2006 tarih ve 2005/4-2006/857 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 23.02.2001 tarihinde davalı banka nezdinde tasarruf hesabı açtırdığını, 23.02.2001-15.03.2001 tarihleri arasında vadedilen faiz miktarından toplam 324.193.318.866 TL’nın davalı tarafından müvekkili hesabından çekildiğini ileri sürerek, haksız ve dayanaksız olarak davacı hesabından çekilen ve davacıya ödenmeyen 324.193.318.866 TL’nın 14.03.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, müvekkili bankanın müşterisi olan davacının 19.02.2001-14.03.2001 tarihleri arasında O/N işlemler yaptığını, fahiş faiz oranlarının uygulandığı işlemlerin ahlaka aykırı olduğu gibi gabin de teşkil ettiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava ile de bu miktardan müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 20.05.2004 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı (karşı davacı) yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, ekonomik kriz döneminde davalı bankanın birikmiş 1,9 katrilyon TL zararı varken mevduat kaçışını engellemek için yüksek oranda faiz verdiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı (karşı davalı) vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı (karşı davalı) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11948, K. 2010/7004, 17 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama