KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11974 E., 2010/3063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.04.2008 tarih ve 2006/262-2008/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının dava dışı Axa Oyak Sigorta A.Ş.’nin acentesi olup müvekkillerinden ...’ın da davalının tali acentelerinden olduğunu, 25.02.2004 tarihli cari hesap ekstresine göre müvekkilinin (22.784.172.300)TL borçlu gözüktüğünü, bu borç nedeniyle 08.03.2006 tarihli belge ile müvekkillerinden ...’in keşidecisi ...’nın kefili olduğu toplam (20.789.259.704)TL tutarında 7 adet senet verildiğini, senetlerin vadesinde ödenememesi dolayısıyla davalının giriştiği icra takipleri sonucunda 16.05.2005 tarihinde (9.881,29)YTL’nın icra tehdidi altında fazladan ödenmek zorunda kalındığını,
zira bu sırada müvekkili ...’in aracılığıyla düzenlenen poliçelerden bir kısmının iptal edilmesinden, bir kısmının da primlerinin sigortalılardan tahsil edilmesinden dolayı prim bedellerinin Axa Oyak Sigorta A.Ş. tarafından davalının hesabına alacak kaydedildiğini ileri sürerek, (9.881,29)YTL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar ile sigorta poliçelerinden kaynaklanmayan bir alacak-borç ilişkisinden dolayı dava konusu senetlerin alınarak bu hukuki ilişkinin sona erdirildiğini, dolayısıyla mükerrer bir ödemenin söz konusu olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının dava konusu senetlerin davacıların fer’i nitelikteki borçlarından ve araç ekipman tahsisinden kaynaklandığını bildirdi, İİK’nun 72/son maddesi uyarınca ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacıların söz konusu senetlerin dava konusu poliçelerden kaynaklandığını yazılı delille kanıtlayamadığı, yemin teklif etme hakkı bulunan davacı tarafın bu hakkını kullandığı ve davalı şirket yetkilisinin yemin teklifini yerine getirdiği, ayrıca borçlu olduğunu açıkça kabul ederek icra dosyalarına ödeme yapan davacı tarafın rızaen ödenen miktarlar için istirdat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11974, K. 2010/3063, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama