KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11979 E., 2010/3000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2006 tarih ve 2004/107 - 2006/748 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir Şubesine hesap açtırdığını, hesabındaki paranın tamamının İzmir Esbank Şubesindeki hesabına EFT yapılması isteğinin kısmen yerine getirilmiş olup, 8.874.594.129 TL’nin aktarılmadığını ileri sürerek, anılan tutarın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile davalı arasında günlük O/N işlemleri yapıldığını, bankanın müzayaka içine düştüğünü, aşırı faiz oranlarının uygulandığını, aşırı faiz miktarlarının BK’nun 20 ve 21 nci maddeleri uyarınca batıl olduğunu, talep edilen kısmın fahiş faiz miktarına ilişkin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu mevduat hesabı faiz anlaşmalarının yapıldığı tarihlerde bankanın müzayaka halinde olduğu, aşırı likidite ihtiyacı nedeniyle mevduat kaçışını engellemek için bu konumda olmayan bankaların faiz oranlarının üzerinde günlük mevduat kabul ederek faiz verdiği, ivazlar arasında oransızlık bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11979, K. 2010/3000, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama