KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11990 E., 2010/3188 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/12/2006 tarih ve 2003/703-2006/749 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 10.980 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabında bulunan, tüm paranın Esbank İzmir Şubesine EFT yapılmasına ilişkin 23.02.2001 günlü talimat sonrasında davalının (İzmir Şubesi) 8.519.169.982 TL eksik gönderdiğini, 03.04.2001 tarihli ihtarnameye rağmen yine ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek, 8.519.169.982 TL'nin 26.02.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 19.02.2001 tarihinde başlayan ekonomik kriz dolayısıyla davalı bankanın ödeme güçlüğüne girerek müzayakaya düştüğünü 28.02.2001 tarihinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ na devrolduğunu davanın, krizli dönemde mudilerin yüksek faiz baskısı sonucu mecburen tahakkuk ettirilen fahiş faiz miktarına ilişkin olduğunu, müzayaka halinde iken tahakkuk ettirilen aşırı faiz miktarının BK.'nun 20 ve 21. maddeleri uyarınca batıl olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar verilen karar Dairemizce “davalı bankanın müzayaka halinde bulunduğu savunmasına karşılık mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda müzayaka halinin bulunup bulunmadığı bakımından banka kayıtları üzerinde yeterli bir inceleme yapılmadığı, bu nedenle mahkemece BK.'nun 21. maddesi hükmü uyarınca, uyuşmazlık konusu dönemde davalı bankanın müzayaka halinde olup olmadığı, dolayısıyla gabinin şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak, gabinin objektif ve subjektif unsurlarının oluştuğu, bu nedenle de davalı bankanın müzayaka halinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11990, K. 2010/3188, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama