KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/11991 E., 2010/3164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29.12.2006 tarih ve 2003/674-2006/743 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 10.980 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir Şubesi’nde mevduat hesabı olduğunu, bu mevduatın banka nezdinde değerlendirildiğini, 23.02.2001 tarihinde müvekkilinin hesabında bulunan mevduatın tümünün 26.02.20001 tarihinde ESBANK İzmir Şubesi’ndeki hesabına EFT yapılmasını talep ettiği halde bu talebin eksik yerine getirildiğini, 8.519.169.982 TL’yi EFT yapmadığını, halen yedinde tuttuğunu ileri sürerek, bu meblağın 26.02.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 19.02.2001 ve 28.02.2001 tarihleri arasında bankada gecelik (O/N) işlemleri yaptığını ve normalin çok üzerindeki oranda faiz aldığını, müvekkili Ulusal Bank’ın Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 27.02.2001 gün ve 189 sayılı kararı ile Bankalar Kanunu’nun 14/3 ncü maddesi uyarınca denetim ve yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devir edildiğini, kamusal görev yapan Fon’un normalin üzerindeki faiz oranlarının verilmemesi yönünde uygulama yaptığını, ödemelerde İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ortalama faizlerinin esas alındığını, bunun üzerinde gerçekleşen faizin gabin nedeniyle istenemeyeceğini,
ayrıca ahlâka aykırı olduğunu, bir yılda alınabilecek faizin bir gecede alındığını, bankanın tenkise tabi tuttuğu kısmın BK.nun 20 ve 21 nci maddeleri uyarınca batıl olduğunun tesbiti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda gabin ve müzayaka koşullarının bulunmadığı açıklanmış ise de Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ve 11.Hukuk Dairesi’nin ilamlarında bankanın müzayaka halinde olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/11991, K. 2010/3164, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama