KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12197 E., 2010/7331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
643 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2004/731 - 2008/108 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davalılar ... vekili Av.... ile ... vekili Av.... gelip, davacı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalılar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Tandoğan Şubesi müdür yardımcısı ...(...) tarafından usulsüz işlemler gerçekleştirildiğini, müşterilerin talimatı olmaksızın hesaplardan paralar çekilerek başka hesaplara yatırıldığını, bu işlemlerle daha çok Tandoğnu Şubesi müşterisi ...-Ticaret ile ...İnş.Gıda ve Tem.
Ürün.San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin hesaplarına usulsüz paralar aktarıldığını ve çeklerinin ödenmesinde kullanıldığını, ...tarafından ..., ... ve ... ile işbirliği yapmak suretiyle zimmetine geçirilen miktar ile ...'nin belli bir süre kullandıktan sonra iade ettiği paranın istismar edildiği döneme ilişkin faizden davalılardın da sorumlu olduğunu ileri sürerek,
ıslah dilekçesi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 1.203.153.432.881.-TL'nın işlem tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, istismar edilen 1.464.827.321.419.-TL'nın istismar edildiği tarihlere ilişkin avans faizinin davalı ...'den, 10.593.452.000.-TL'nın avans faiziyle, 222.000.000.-TL istismar edilen döneme ilişkin avans faizin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı bankanın Tandoğan Şubesi nezdinde açılmış bir hesabı bulunmadığını, müvekkilinin ...adlı şahıs ile herhangi bir işbirliği yapmasının sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davacı banka çalışanı ...'ye dışarıdan birinin yardım etmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin usulsüz işlemler sonucu oluşan banka parasını hiçbir zaman mal edinmediğini, ticarethanesinde kullanmadığını, müvekkilinin banka nezdinde tesis ettiği hesabında fektif para olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davalı ...'ün banka nezdindeki hesabına ..., ...-..., ..., Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, ...ç-..., ... hesaplarından aktarılan ve iade edilmeyen paradan davalı Serhat'ın sorumlu olduğu, davalı ... adına bir hesap açılmadığı, ancak ...'e ...'e ait hesap üzerinde işlem yapma yetkisi verildiği, 07.02.2001 tarihinde ... adına açılan hayali hesaptan ... hesabına 15.000,00 YTL aktarıldığı, aynı gün ...'e ödendiği, davalı ... veklii zamanaşı def'inde bulunmuş ise de, usulsüz işlemler yapılarak para aktarmanın suç teşkil edecek fiillerle gerçekleştirildiği,
bunun sonucunda BK'nun 60. maddesi uyarınca ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalıların banka görevlisinin hukuka aykırı şekilde hesaplarına yatırdığı paraları çekerek haksız kazanç elde ettiği, ancak bankanın parasını bir müddet kullanıp iade etmek sureti ile istismar kazancı elde etmedikleri sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili, davacı bankanın eski çalışanı olan dava dışı ...’nin gerçekleştirdiği usulsüz işlemler nedeniyle davalıların mevduat hesaplarına aktarılan paranın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
18.05.2004 tarihli ıslah dilekçesinde davacı vekili, her bir davacıdan talep edilen bedelleri ayrı ayrı göstermiş olup, müştereken ve müteselsilen tahsil talebi yoktur. Yargılama sırasında davalıların davacı bankanın eski çalışanı olan ...ile el ve işbirliği içinde olduğu da kanıtlanmamış olup, her bir davalının hesabına aktarılan paradan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre müstakil sorumluluğu vardır.
Mahkemece, aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunmayan her bir davalının sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de bu sorumluluk miktarına göre belirlenmesi gerekirken, talep edilen alacağın bir kısmından ve yargılama gideri ile vekalet ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12197, K. 2010/7331, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama