KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12225 E., 2010/6725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 tarih ve 2007/382-2008/190 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin % 10 oranında ortağı olduğunu, davalılardan ...’ın anılan şirketin yönetim kurulu başkanı bulunduğunu, şirketin tek taşınmazının diğer davalıya 06.10.2000 tarihinde gerçek değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, yapılan satış işleminin usulsüz ve muvazaalı olup, ortaklardan mal kaçırmak amacına yönelik bulunduğunu ileri sürerek, tapunun iptali ile taşınmazın ... Ticaret ve Sanayi A.Ş.adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının şirkete ait taşınmazın satışına ilişkin olarak alınan genel kurul kararının iptalini sağlamadan bu davaya açmasının mümkün olmadığını, muvazaa iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, davacının iddiası ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu taşınmazın devir işleminin yapıldığı tarihte davalılardan Muhlis’in şirketin yetkili temsilcisi olduğu, bu yetkiye istinaden günün koşullarına uygun bedelle taşınmazın satıldığı, davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığının kabulünü gerektirir, mal kaçırma amacına yönelik herhangi bir delile rastlanmadığı, davalının devirde iyiniyetli bulunduğu, muvazaa nedeniyle tapunun iptali ve tescili davasının şartlarının oluşmadığı,
sözkonusu taşınmazın satış bedelinin düşük olduğu veya tüm bedelin şirket kayıtlarına intikal ettirilmediği yönündeki iddialar hakkında ise şirket yöneticileri aleyhine açılmış bir dava bulunduğu, bu iddiaların anılan davada değerlendirileceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2 nci maddesi uyarınca müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.Somut olayda, muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının şartlarının oluşmaması nedeniyle verilen ret kararının her iki davalı için de ortak bir ret nedenine dayalı olarak verilmiş bulunmasına göre davalılar yararına tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönlerden HUMK’nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12225, K. 2010/6725, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama