KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12207 E., 2010/3436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2008 tarih ve 2007/275-2008/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişinin davalı bankadan kullandığı zirai kredinin kefili olduğunu, asıl borçluya güvenen müvekkilinin ödeme yapmadığını, davalı bankanın yetkisi olmadığı halde kredi alacağına mahsuben 2006 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin Bağ-Kur emekli maaşı ile aynı yılın destekleme primini ödemediğini, başvuruya rağmen kısmen ödeme yapıldığını, icra takibi olmadan bu işlemlerin gerçekleştirildiğini, daha sonra icra takibi yapıldığını da öğrendiğini, haciz yapılmadan bu işlemlerin yapıldığını, müvekkilinin bu nedenle 50 dönüm mısır ekemediğini, borç alarak yaşamak zorunda kaldığını,
diğer davalı şube müdürünün talebe rağmen durumu düzeltmediğini, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürerek, 10 milyar TL manevi ve 5 milyar TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunmadığını, sözleşme hükmü gereği müvekkili bankanın işlem yaptığını, diğer müvekkili müdürün sıfatının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı bankadan kredi kullanan kişinin kefili olduğu, kredi sözleşmesinde davacının peşinen doğmuş veya doğabilecek har türlü alacak, havale ve benzeri hakları bloke hakkını verdiği, buna dayalı işlem yaptığı, maaşın haczinden sonra gerekli düzeltmenin yapıldığı, maaşın haczedilemeyeceği iddia edilmiş ise de sözleşmenin uygulanmasına engel olmayacağı, destekleme priminin bloke edilmesine engel yasa hükmü bulunmadığı, davalı bankanın yaptığı işlemlerde yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12207, K. 2010/3436, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama