KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12275 E., 2010/3729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.06.2008 tarih ve 2006/749-2008/155 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ev mobilyaları ve eşyaları konusunda 1950 yılından beri faaliyet gösterdiğini, ‘POTTERY BARN’ ibareli markanın gerçek sahibi olduğunu, anılan markanın 1949 yılında yaratıldığını, ilk kez 1957 yılında menşe ülke ABD’de tescil edilen markanın halen 50 ülkede tescilli bulunduğunu, Türkiye’de de 06.11.2003 tarihinde 20, 21 ve 35 nci sınıflarda kullanılmak üzere 06.11.2003 tarihinde tescil edildiğini, öncesinde de üretim yaptırarak kullandığını, öncelik hakkının bulunduğunu, davalının da ‘BY POTTERY BARNUSA’ ibareli markayı 20, 24 ve 35 nci sınıflarda adına tescil ettirdiğinin öğrenildiğini,
müvekkili markasıyla benzerlik teşkil ettiğini, açıkça iltibas yaratacağını, tanınmışlığından faydalandığını, kötüniyetli tescilin olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, benzerlik olmadığını, tanınmışlık iddiasının yerinde bulunmadığını, davacının Türkiye’de ham madde alımı dışında faaliyetinin olmadığını, sınıfların farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı markasının Paris Sözleşmesi’nin 1 nci mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca tanınmış marka olduğunun ortaya çıktığı, ayrıca davalı markasının davacı markasıyla karışıklığa neden olacak şekilde benzer bulunduğu, ‘BY’ ve son kısmındaki ‘USA’ ibaresinin bu benzerliği ortadan kaldırmayacağı, 556 sayılı KHK’nin 42 nci maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile hüküm özetinin gazetede ilanına karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK.nin 72 nci maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanı, salt marka hakkına tecavüz durumlarında mümkünken yazılı şekilde hükümsüzlüğe ilişkin kararın ilanına hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12275, K. 2010/3729, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama