İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12276 K.2010/5839

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2008 tarih ve 2005/395 - 2008/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010…

Esas2008/12276Karar2010/5839Tarih25 Mayıs 2010Okuma8 dk · 1.540 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/12276 E., 2010/5839 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Mayıs 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.540 kelime·8 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2008 tarih ve 2005/395 - 2008/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.05.2010 gününde davacılar avukatı ...ile davalılar avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Asıl davada davacı ... Mobilya Ltd.Şti. vekili, müvekkili ile davalı ... Mobilya Ltd.Şti.'nin, müvekkilinin kapatılan Nişantaşı Mağazası'ndaki mobilyaların satışı konusunda anlaştığını, diğer davalı ...'ın her iki şirketin de ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğunu, bu amaçla düzenlenen sevk irsaliyelerinde malların toplam bedelinin (335.265,14) YTL olduğunun belirtildiğini, malların teslimine rağmen anılan bedelin ödenmediğini,

bu sırada davalı ...'ın müvekkili şirket adına ve imza yetkisini kötüye kullanarak anılan satıma ilişkin fatura düzenlediğinin ve bu faturalarda satım bedelinden % 50 iskonto yapılıp "işbu fatura tutarları şirket ortağı ... 'ın cari hesabıyla ödenmiştir" kaydını düştüğünün öğrenildiğini, davalı ...'ın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, ayrıca davalı ...'ın müvekkili şirketin aracını kendi yanında çalışan şoförüne satıp faturada yine aynı kaydı yazdığını, böylece (12.711,86) YTL tutarında şirket parasını zimmetine geçirdiğini ileri sürerek,

(335.265,14) YTL'nın davalılardan, (12.711,86) YTL'nın davalı ...'dan temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ...vekili, birleşen davada müvekkili ile davalı ...'nın, diğer davalı ... Mobilya Ltd.Şti.'nin % 50'şer hisseli ortağı olduğunu, davalı şirketin son mağazasını, "d'ark+şekil" ibareli tek markasını ve yabancı şirket temsilciliğini dava dışı ...Mobilya Ltd.Şti.'ne devrettiğini, davalı ...'nın müvekkilinin hissesini üçüncü şahsa devrine muvafakat etmediğini, ortaklar arasında güven duygusunun sarsıldığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, birleşen davada davalı ... Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu toplantısının diğer ortak tarafından tek başına yapıldığını ve TTK'nun 536. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünü ve iptalini talep ve dava etmiştir.

Birleşen davalılar vekilleri, davaların reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın tarafları olan şirketlerin yetkili temsilcilerinin imzaladığı çekişmesiz bulunan sevk irsaliyelerinde satılan mobilyaların fiyatlarının gösterildiği, aynı mobilyalar için davacı şirket yetkili temsilcisi sıfatıyla davalı ... tarafından düzenlenen faturalarda ise irsaliyelerdeki fiyatların yarısının fatura edildiği, fiyatların sonradan değiştirildiğini kanıtlama yükümlülüğünün davalıda olduğu, malların tüm niteliğinin davalı tarafça da bilindiği ve bu indirimin hukuki sebebinin davalı tarafça kanıtlanamadığı,

dolayısıyla irsaliyelerde belirtilen fiyatların esas alındığı ve toplam satış bedelinin (335.265,14) YTL olduğunun belirlendiği, asıl davadaki ikinci uyuşmazlığın davalı ...'ın davacı şirketten cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, bu konuda davalı ... tarafından davacı şirket hesabına gönderilen tüm paraların toplanması suretiyle sonuca gidilemeyeceği, davalı alacağının şirket kayıtlarıyla desteklenmesi gerektiği, buna göre davalı alacağının (273.878,69) YTL olduğu,

davalı ...'ın mobilya satım bedelinin cari hesap alacağından mahsup edilmesi iradesini açıkladığından davacı şirketin (61.386,45) YTL bakiye satış bedeli alacağı talep edebileceği, ödenmeyen bu bakiye satış bedelinden davalı şirketin satış sözleşmesi dolayısıyla sorumlu olduğu, davalı ...'ın ise davalı şirketin 19/20 pay sahibi olması ve satış bedelinin davacı şirketteki cari hesap alacağından ödenmesini talep etmesi karşısında, hem tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin uygulanması sonucu gerçek alıcı olduğunun anlaşılması hem de TTK'nun 556, 341. maddeleri gereğince bakiye satış bedelinden sorumlu bulunduğu,

iki ortaklı şirkette dava açmak için ortaklar kurulu kararının aranmasının şirket açısından davayı imkansız hale getireceği, asıl davada talep edilen araç satış bedeli alacağının tamamı mobilya satış bedelinden düşüldüğünden (12.711,86) YTL olarak kabul edildiği, birleşen davada iptali istenen 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının ortak ... tarafından tek başına yazılmış bir belge olduğu, TTK'nun 536/son ve 381.

Maddesi uyarınca yok hükmünde bulunduğu, yine tarafların bu aşamadan sonra birlikte hareket ederek şirketin varlığını sürdürmelerinin mümkün görülmediği, ortakların toplanıp karar almalarının ve davalı ...'ın şirket hissesini devrinin dahi sağlanamadığı,

her ne kadar ...'ın kusurlu davranışları belirlenmişse de taraflar arasındaki ilişkinin geldiği aşama itibariyle ... tarafından şirketin devamının istenmesinin de MK'nun 2. maddesine aykırı olacağı gerekçesiyle asıl davada (61.386,45) YTL'nın her iki davalıdan (12.711,86) YTL'nın davalı ...'dan dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/1. maddesi uyarınca temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, birleşen davalarda da davalı ...

Mobilya Ltd.Şti.'nin 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, anılan şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar sevk irsaliyeleri satış bedelinin tespiti amacıyla düzenlenen belgelerden değilse de, somut uyuşmazlıkta dava konusu sevk irsaliyelerinin hem alıcı hem de satıcı şirketlerin yetkili temsilcilerinin katılımı ile imzalanmaları ve tüm emteaların bedellerinin ayrı ayrı gösterilmiş olması karşısında mahkemece asıl davada dava konusu mobilyaların satım bedelinin (335.265,14) YTL olarak kabul edilmesinde;

yine asıl davada %50 pay sahibi iki ortaktan oluşan davacı şirketin işbu davanın açılabilmesi için gereken ortaklar kurulu kararı almasının olanaksız bulunması karşısında mahkemece davanın açılması için TTK'nun 556. maddesi yollamasıyla 341. maddesi uyarınca ortaklar kurulu kararı aranmamasında ve nihayet birleşen davada TTK'nun 536/3. maddesinin açık hükmü karşısında, %50 oranında hisse sahibi iki ortaktan oluşan davalı şirketin tek ortağının aldığı 17.01.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının yok hükmünde sayılmasında bir usulsüzlük olmamasına göre,

taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Ancak asıl dava, ticari satım sözleşmelerine ve TTK'nun 556 yollamasıyla 341. maddesine dayalı alacağın tahsili, birleşen davalar ise davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir.

Asıl dava yönünden davacı şirket vekili tarafından hem (335.265,14) YTL. tutarındaki mobilya satış bedelinin hem de (12.711,86) YTL tutarındaki araç satım bedelinin ödenmemiş olduğu ve davalı ...'ın müvekkili şirketten bir cari hesap alacağının bulunmadığı iddia edilmiş, buna karşılık davalılarca anılan satım bedellerinin davalı ...'ın cari hesap alacağından ödendiği savunulmuştur. Dolayısıyla mahkemenin de kabul ettiği gibi asıl davada çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, aynı zamanda davacı şirket ortağı olan davalı ...'ın davacı şirketten cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarı noktasında toplanmaktadır.

Ancak bu konudaki en önemli delil davacı şirketin defterleri iken anılan defterlerin kapanış tasdikleri bulunmadığı gibi, her nasılsa her iki tarafın elinde de aynı defterlerin birbiriyle çelişen kayıtları içeren ayrı ayrı onaylı örnekleri vardır.

Davacı şirketin defterlerinin tutulması konusunda ortaklardan birine açıkça bir görev verilmediğinden ve her iki ortak da şirketi münferiden temsile yetkili olduğundan, bu kayıtların ortaklardan sadece birinin ya da şirketin aleyhine delil oluşturacağının kabul edilmesi de doğru değildir.

Zira her ne kadar davacı şirketin defterleri davacı tarafça bilirkişi incelemesine sunulmuşsa da, defterlerin tutulduğu dönemde şirketin münferiden temsile yetkilisi olan davalı ...'ın da defterlere ulaşma ve kayıt tutma imkanı bulunmaktadır. Bu durumda her iki tarafın elinde bulunan defter kayıtlarında kendi aleyhlerine olan kayıtların yine kendi aleyhlerine delil oluşturacağı ve bu kayıtların aksinin mutlaka dayanağı belgelerle ispatlanması gerektiği kabul edilmelidir.

Örneğin davacı tarafın elinde bulunan defterlerde 08.09.2004 tarihinde davalı ... İletişim Ltd. Şti.'nce davacı şirketin banka hesabına (225.927.402.000.-) TL yatırdığı kaydedilmiş, bu konudaki banka dekontu da davalılarca sunulmuştur. Bu durumda davacı şirketçe anılan meblağın davalı şirket tarafından müvekkiline başka bir nedenle ödendiği dayanak belgeleriyle ispatlanmalıdır.

Davacı şirketçe bu meblağın müvekkiline farklı bir ilişkinin karşılığı ödendiği savunulmuşsa da bu kez de anılan meblağın neden davacı şirket defterlerinde ortaklara borçlar hesabında kaydedildiği açıklanmalıdır. Yine

davacı tarafça sunulan defterlerde davalı ... alacağı olarak kaydedilen meblağların sonradan ...'a ödendiği, sadece bu kayıtlarla yetinilerek kabul edilmemeli, mutlaka ödemelerin dayanak belgeleriyle ispatlanması istenmelidir. Davalı ... da kendi elinde bulunan defterlerde davacı şirketçe kendisine ödendiği gösterilen kayıtların aksini, mutlaka yine dayanak belgeleriyle ispatlamalıdır.

Diğer bir deyişle her iki taraf da kendi elinde bulunan defterlerde aleyhlerine olan kayıtlardan sorumlu tutulmalı, bu kayıtların aksini defterlerdeki kayıtlarla değil, mutlaka dayanak belgeleriyle ispatlamalıdır. Zira tarafların elinde birbiriyle bu denli çelişen kayıtlar içeren defterlerin bulunduğu ve hangi tarafın iyi niyetli olduğunun belirlenemediği bir uyuşmazlıkta, sadece defter kayıtlarına göre yapılacak hesap incelemesi boyutuyla bir sonuca gidilmesi mümkün değildir.

Burada davalı ...'ın cari hesap alacağının en son fatura tarihi olan 29.04.2005 araç satım faturası tarihine kadar hesaplanması gerektiği de açıktır. Zira bu tarihten sonraki alacağın da adeta şirketin tasfiyesi yapılıyormuşçasına hesaba dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi tüm faturalarda, fatura bedellerinin ...'ın cari hesabı ile “ödendiği” belirtilmiştir.

O halde mahkemece, asıl davada davalı ...'ın cari hesap alacağının yukarıda açıklanan şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, asıl davada verilen kararın bu nedenle her iki taraf yararına da bozulması gerekmiştir.

3-Davacı ... tarafından açılan ve davalı ... Mobilya Ltd.Şti.'nin fesih ve tasfiyesine ilişkin olan birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; mahkemece bu davada davacı ...'ın asıl kusurlu olduğu kabul edilmiş ve davacı ... vekilince kararın gerekçesi bu yönden temyiz edilmemiştir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre bir ortağın haklı nedenlerle şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilmesi için en fazla eşit kusurlu olması gerekir. Bu durum karşısında mahkemece davacı ...'ın asıl kusurlu bulunduğu kabul edildiği halde, birleşen davada davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi dahi doğru olmamış, kararın bu nedenle birleşen davada davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle asıl davada taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davalılar ... Mobilya Ltd.Şti. ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen davada davalılar ... Mobilya Ltd.Şti. ve ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12276, K. 2010/5839, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/12276
Karar No
2010/5839
Tarih
25 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2008/12279 K.2010/9460
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12291 K.2010/4700
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/12293 K.2010/7489
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/12294 K.2010/5014
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/12296 K.2010/7573
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/12298 K.2010/4772

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.