KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12334 E., 2010/3451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kurtalan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.04.2008 tarih ve 2006/154 - 2008/26 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ... Şubesi'nden 03.04.2006 tarihinde aldığı taşıt kredisi sözleşmesi gereğince dain-i mürtehin sıfatıyla alacaklı bulunan banka aracılığıyla davalı ... A.Ş.'ye 04.04.2006 tarihinde düzenlenen kasko poliçesinde “30 yaş+tek sürücü ve 35 yaş+en az beş yıllık ehliyet” indirimlerinin yapıldığını krediye konu araç ile kaza yapması üzerine fakslanan poliçeyi görünce fark ettiğini, durumu bildirmesine rağmen davalı ...
A.Ş.’nin düzeltme yapmadığını, aracın değerinin 33.650 TL tespit edildiği halde sigorta şirketinin 04.09.2006 tarihinde %20 indirim yaparak 26.920 TL ödediğini, aracı hurda olarak satan sigorta şirketinin 2.055 TL daha ödeme yaptığını, Siirt Valiliği Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 29.09.2006 tarihli kararıyla 6.730 TL’nın Siirt T.İş Bankası Şubesi tarafından kendisine ödenmesine, ancak değerin görevini aştığı için kararın delil olarak kullanılmasına, 15 gün içinde Tüketici Sorunlarına bakmakla görevli mahkemeye itiraz etmek üzere karar verildiğini, bankanın itiraz etmediğini ileri sürerek,
4.675 TL’nın hakkın doğum tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilleri, müvekkillerinin taraf sıfatının bulunmadı- ğını, Siirt Şubesinin Anadolu Sigorta A.Ş. adına sigorta acentesi olduğunu savunarak, husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir Davalı ... A.Ş. vekilleri, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin kararının kabulünün mümkün olmadığını, bu tür indirimlerin müşterinin talebine göre yapıldığını, davacının poliçeyi aldıktan sonra düzeltme veya eksik primi ödeyerek tam poliçeye dönüştürebilmek için Bölge Müdürlüğüne veya acenteye başvurmadığını, böyle bir talep olması halinde şirket tarafından düzeltileceğini, müşterinin poliçeyi teslim alarak içeriğini kabul ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının araç satın alırken davalı bankadan taşıt kredisi kullandığı, kredi sözleşmesine göre yapılması şart koşulan kasko poliçesinin İş Bankasının Siirt Şubesince, Anadolu Sigorta A.Ş.Güney Anadolu Bölge Müdürlüğü (Adana) ile yapılan telefon görüşmesiyle düzenlendiği, davacının kaza yapmasından sonra poliçenin İş Bankasına fakslandığı,
davacının bankaya verdiği belgelerde yaşının 28 olmasına rağmen, “30 yaş üzeri+tek sürücü ve 35 yaş+beş yıllık sürücü” indirimlerinden istemi dışında yararlandırılması nedeniyle aracın değeri 33.650 TL olarak tespit edilmesine rağmen %20 indirim yapılarak davacıya 26.920 TL ödeme yapıldığı, sigorta şirketinin aracı hurda olarak satarak davacıya 2.055 TL daha ödeme yapması sonucu 4.675 TL zararın kaldığı,
davacının zarara uğramasının nedeninin banka şubesi tarafından, kimlik ve yaş bilgilerinin sigortacısı şirkete yanlış bildirilmesi olduğu gerekçesiyle davacının Anadolu Sigorta A.Ş.'ye karşı açtığı davadan feragat etmesi nedeniyle davanın bu davalı yönünden reddine, 4.675,00 TL tazminatın hakkın doğum tarihi olan 04.09.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı T.İş Bankası A.Ş. Siirt Şubesi'nden tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve acente sıfatındaki davalı ...'nın kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerden dolayı davacı tarafından doğrudan dava edilmesinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıda (2) nolu bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, aleyhinde hüküm kurulan mümeyyiz davalı ... bakımından hüküm altına alınan miktar üzerinden Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 12. maddesi uyarınca tabi olduğu dilim itibarıyla %12'sine tekabül eden 561 TL yerine 1.533,43 TL'ye hükmedilmiş olması doğru değil ise de, bu yanlışlığın izalesi yargılamanın yeniden icrasını zorunlu kılmadığından re'sen temyiz nedenine dayanılarak HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda gösterildiği gibi düzeltilmesi gerekmiştir.
3-Diğer davalı ... A.Ş. vekilinin temyizine gelince; mahkemece, davalı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu durumda, delillerin toplanmasından önce davadan feragat edilmesi nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. ve 12. maddeleri hükümleri dikkate alınarak davalı ... A.Ş. yararına 500 TL maktu avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bir üst bentte belirtilen yasa maddesi uyarınca hükmün bu yönden de davalılardan Anadolu Sigorta yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12334, K. 2010/3451, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama