KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12387 E., 2010/3422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2005/541-2008/281 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve birleşen dava davalısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli soba tasarımına eylemleri ile tecavüzde bulunduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalının müvekkili tasarımına tecavüzünün tespit ve önlenmesini, 10.000 YTL maddi ve 10.000 YTL manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, davalıya ait soba tasarımının yeni ve ayırt edici özelliği bulunmadığını iddia ederek, tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait tescilli tasarımın 554 sayılı KHK.anlamında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12387, K. 2010/3422, 29 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama