KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12498 E., 2010/3792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2007/405 - 2008/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Türkiye Kızılay Derneği’nin yardım amaçlı faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu olduğunu,ismin herkes tarafından bilindiğini, bu ismin başka kişilerce kullanılmasının yasak olduğunu, davalının 'Kızılay' markasını kullanmasının müvekkili ile bağlantılı olabileceği intibaını uyandırabileceğini ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nin 7/1-(g) bendi uyarınca davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünü, isim ve amblemi her türlü faaliyette kullanmasının önlenmesini, marka hakkına tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, davanın kabulü halinde gazetelerin birinde yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının markası ile müvekkilinin markası arasında benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, "Kızılay" ibaresinin Paris Sözleşmesi'nin 2. mükerrer 6. maddesi kapsamında korunduğu, orta düzeydeki tüketicinin 'Kızılay' ibaresi ile karşılaştığında 'Türkiye Kızılay Derneği' ile bağlantı kurabileceği, davacı derneğin maden suyu gibi ticari faaliyetlerde bulunduğu, tüketicinin 'Kızılay' ibaresini görünce derneğe katkı sağlamak amacıyla da ürün aldığı, 556 sayılı KHK'nin 7/1-(g) bendi uyarınca dava konusu markanın hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, davalının 'Kızılay' ibareli markayı 23.11.2006 tarihinde tescil ettirdiği, bu tescile dayanarak kullandığı,
haksız kullanım şartlarının oluşmadığı, tescilli markanın kullanımı yolsuzda olsa haksız kullanma olmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirket adına tescilli 2006/57156 nolu markanın hükümsüzlüğünün tespitine, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12498, K. 2010/3792, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama