KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12522 E., 2010/3733 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.04.2008 tarih ve 2006/27-2008/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ‘Foodtech Uluslararası Gıda Teknolojileri Fuarı’ ibareli markasının adına tescili için davalıya başvurduğunu, bu başvurunun tescilli ‘FOOD-TECH’ ibareli markayla karışıklığa neden olacağından bahisle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 7/1-f maddeleri uyarınca kabul edilmediğini, oysa benzerliğin bulunmadığını, kullanımla ayırt ediciliğin sağlandığını, marka olarak tescilinin mümkün olduğunu, bu yöndeki itirazlarının da kabul görmediğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu açıklayarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, markaların kullanılmak istediği hizmet sınıfının bire bir aynı olduğu, davacı markasının esaslı unsurunun ‘Foodtech’ bulunduğu, diğer kısmının 556 sayılı KHK’nin 7/1-d maddesi uyarınca sektördeki herkesin kullanacağı ibareler arasında yer aldığı, redde mesnet markanın da ‘’FOOD TECH’ ibaresinden teşekkül ettiği, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, kullanımla ayırt ediciliğin kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12522, K. 2010/3733, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama