KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12524 E., 2010/7335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.03.2008 tarih ve 2005/3-2008/92 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı-karşı davalı avukatı ... gelip, davalı- karşı davacı avukatı tebliğata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki olduğu otelin 01.05.2000 tarihli ve üç yıl süreli sözleşme ile müvekkili tarafından kiralandığını, müvekkilinin yurt dışında bulunduğu ve anahtarını mal sahibine bıraktığı bir sırada dava konusu otelin 3.bir şahsa satılarak teslim edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin yaptığı harcamalar ile gelecek iki yıl için elde edeceği kardan yoksun kalması nedeniyle uğradığı zarar toplamı olarak şimdilik 30.000.000.000 TL' nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı(karşı davacı) vekili, gerçek anlamda otelci olmayan davacının kira akdini feshederek otelin anahtarını bekçiye bırakarak teslim edilen demirbaşları da teslim etmeden oteli bırakıp Avustralya'ya gittiğini, teslim edilmeyen demirbaşların 20.872.000.000 TL değerinde olduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşı dava ile de 20.872.000.000 TL' nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece asıl ve karşı davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 19.01.2004 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı (karşı davalı) yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, davalının sahibi olduğu taşınmazın üzerindeki otel ile birlikte davalı tarafından 01.05.2000 başlangıç tarihli ve 31.12.2002 tarihinde sona ereceği belirtilen sözleşme ile davacıya kiralandığı, davalı tarafından taşınmazın 15.02.2001 tarihinde dava dışı... adında bir kişiye satılıp fiilen teslim edildiği,
taraflar arasındaki sözleşmenin 5.maddesinde "kira kontratı süresi içerisinde kira konusu taşınmazın satılması halinde takvim yılı içinde turizm sezonu (1 Mayıs) başlamadan önce satılması halinde mal sahibi kiracıya 50.000 DM tazminat ödeyecek ve kiracı taşınmazı derhal tahliye edecektir" hükmünü içerdiği, dava konusu taşınmazın sözleşmede kararlaştırılan 1 Mayıs tarihinden önce (turizm sezonu başlamadan önce) 15.02.2001 tarihinde satılıp teslim edildiği, bu durumda sözleşmenin 5.maddesi gereğince davalının davacıya 50.000 DM tazminat ödemesi gerektiği sonucuna varılarak,
asıl davada 30.000 YTL' nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı ...' tan tahsiline, karşı davada verilen 29.11.2002 tarihli karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davalı (karşı davacı) vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kira sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dairemizin 19.01.2004 tarihli önceki bozma kararında da belirtildiği üzere davacı, sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıdan, fiili zararını ve sözleşmenin ifa edilmemesi nedeniyle yoksun kaldığı kazancı talep edebilir.
Mahkemece, kiralanan otel için yaptığı harcamaların neler olduğu davacı ...’e açıklattırılarak bu harcamalar ve yoksun kalınan kazanç konusunda taraf vekillerine kanıtlarını sunması için usulüne uygun süre verilerek, davacının isteyebileceği tazminat olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, bu konuda bir inceleme yapılmadan yazılı şekilde davanın kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12524, K. 2010/7335, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama