KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12549 E., 2010/7212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2008 tarih ve 2007/130 - 2008/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan akaryakıt istasyonunda, tank ve pompalar arasındaki borunun delinmesi nedeniyle akaryakıt kaçağının olduğunun belirlendiğini, bu tür boruların kendiğilnden dilenemeyeceğinden hasarın kötüniyetli hareket ve sabotaj sonucu oluştuğunu, hasarın farkına varılmasıyla derhal davalıya bildirildiği halde müvekkiline bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik (97.701,86) YTL'nın 30.11.2006 ihbar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 24 saat açık bir istasyonda özel bir çubukla açılan ağır bir kapak altındaki bir kuyuda bulunan borunun üçüncü kişilerce kasıtlı bir şekilde kesilmesinin mümkün olmadığını, hasarın sürekli titreşime maruz kalan borunun mutad kullanımı sonucu meydana geldiğinden teminat kapsamı dışında olduğunu, davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığından hasarın teminat kapsamı içinde bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, poliçe genel şartlarında hasarın ani ve beklenmedik bir hadise sonucu meydana gelmesi gerektiğinin belirtildiğini, davacının zararın artmasına neden olup ağır kusurlu bulunduğunun TTK'nun 1292, 1293 ve BK'nun 44.maddeleri uyarınca dikkate alınması gerektiğini, talebin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu esnek borunun kendiğilnden ve kolayca delinip parçalanabilecek nitelikte olmadığı, yapılan incelemede de borunun dış müdahale ile delindiğinin belirlendiği, bu haliyle hasarın kötüniyetli hareketler sonucunda meydana geldiği, aksi halin davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının olayı fark ettiği anda sigorta şirketine ihbarda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (83.327,04) YTL'nın 05.01.2007 tarihinden itibaren avans faizilye birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12549, K. 2010/7212, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama