KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12575 E., 2010/7620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
462 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2007/76-2008/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 20.12.2005 tarihli teklif ve 31.01.2006 tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalıya ait mağazaların sağlık mevzuatına uygunluğunu denetlediğini, davalının anlaşmalarda belirlenen asgari denetlenecek mağaza sayısına uymadığından müvekkilince keşide edilen 27.11.2006 tarihli ihtarname ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini ileri sürerek, şimdilik (36.108)YTL kazanç kaybı ile sözleşmede yer alan cezai şart miktarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 18.05.2007 tarihinde talep ettikleri cezai şart miktarının (66.000)YTL olduğunu bildirerek eksik harcı tamamlamıştır.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede denetlenecek asgari mağaza sayısının belirlenmediğini, müvekkilinin bayilik sistemiyle çalıştığı ve bu bedeli ödemek istemeyen bayilerini denetlemeye zorlayamayacağı için fiilen böyle bir sayı belirlenmesinin mümkün olmadığını, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında aylık ortalama 75 adet mağazanın denetleneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin yürürlükte oldu sürece bu sayının altına düşülmediği, dolayısıyla davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde (36.108) YTL. kazanç kaybı ile miktarı belirtilmeden sözleşmede yer alan cezai şart bedelinin tahsili istenmiş, daha sonra harcı da yatırılmak suretiyle talep ettikleri cezai şart miktarının (66.000) YTL. olduğu bildirilmiş, böylece anılan miktar da müddeabihe dahil edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre davalı yararına toplam (102.108) YTL. üzerinden nisbi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, sadece (36.108) YTL.'lık kısım üzerinden yazılı şekilde ücret takdir edilmiş olması doğru değilse de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın yeniden icrasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12575, K. 2010/7620, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama