KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12734 E., 2010/4087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2008 tarih ve 2006/750-2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, kart hamili ...'ın müvekkilinin işyerinden 8.100.00-YTL’lik harcama yaptığını, kart hamilinin ibraz ettiği kredi kartı ile davalı bankadan provizyon alınıp onaylandığını, 500.00YTL’nin müvekkilince tahsil edildiğini, sahte kart olduğu iddia edilerek bakiye tutara bloke konulduğunu ve ödenmediğini ileri sürerek, blokenin kaldırılarak hesapta bulunan 8.100.00YTL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.11.2005 tarihinde kart hamili tarafından 7 ayrı işlem ile harcama yapıldığını, başka kredi kartları ile aynı gün 8.675.00YTL bedelli slip geçirildiğini, harcama yapılan kredi kartının yabancı bankalardan verilmiş kredi kartı olduğunu, alışverişin hesap sahibi tarafından yapılmadığını, sahte kartla yapılmış olduğunu, kart hamilinin harcamanın kendisi tarafından yapılmadığını bildirdiğini, chargeback süresinin beklenmesi gerektiğini, davacı tarafından gerekli kimlik kontrolü yapılmadığını, sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kredi kartı ile 01.11.2005 tarihinde toplam 6.715.00YTL’lik harcama yapıldığı, 500.00YTL’sinin davacı tarafından davalı banka ATM’sinden tahsil edildiği, bakiye 6.215.00YTL davalı banka tarafından ödenmediği, bunun dışındaki harcamaların başka kredi kartı ile yapıldığı, davada söz konusu kredi kartı ile yapılan harcama bedelinin tahsili istendiği, yurt dışı kredi kartı olan dava konusu kredi kartından dolayı yurt dışı bankası tarafından süresi içerisinde ödeme yapılmaması konusunda bir talimatın gelmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.215.00YTL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki kartlı ödemeler sözleşmesinden doğan ve banka hesabında bloke edilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin “Harcama Limitleri” başlıklı 12. maddesi hükmüne göre, “üye işyeri limitleri aşmak amacıyla, aynı satış için birden çok satış belgesi düzenleyemez. Üye işyeri belirlenen limitleri aşan işlemlerde, işlem anında bankadan otorizasyon almak zorundadır. Aksi taktirde banka limiti aşan tutarlara ait satış belgelerini ödemekle yükümlü olmayacağı gibi, ödemiş ise geri talep edebilecektir”.
Üye işyeri sahibi olan davacı, dava dışı ...’a yaptığı satış nedeniyle 11.01.2005 tarih ve 79315 numaralı, 6.715,00 YTL miktarlı tek bir fatura düzenlemiş olup, satış bedeli karşılığı olarak [KART] numaralı kredi kartından 7 ayrı işlemle bedeli tahsil etmeye çalışmıştır. Diğer bir değişle davacı, aynı satış belgesi için satış tutarını 7’ye bölmüş ve POS makinesinden 7 kez işlem yapmıştır. Mahkemece, davacı tarafın bu işleminin, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil edip etmediği ve buna göre davacının davalıdan bir talepte bulunup bulunamayacağının tartışılması gerekirken, davalı vekilinin bu yöndeki savunması üzerinde durulmadan ve kararda tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12734, K. 2010/4087, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama