KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12885 E., 2010/8100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 tarih ve 2004/896 - 2008/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.07.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tanınmış bir fotoğraf sanatçısı olan müvekkilinin Art Decor Dergisi'nin Aralık 2002/117 sayısında 3 ve Ocak 2003/118 sayısında 4 adet olmak üzere toplam 7 adet fotoğrafının davacının izni ve ismi ile yayınlandığını, davalı şirketin yayınladığı Art Decor Dergisi'nin 2004 yılı için ticari amaçla hazırladığı ve seçkin kitabevlerinde 20.000.000.000 TL'den satışa sunulan "I'LK Tasarım Ajandası" isimli 2004 AD Ajandası ve bunun tanıtımı için hazırlanan ve birçok yerde sergilenen afişlerde, çeşitli yayın organlarındaki haberlerde daha önce Art Decor Dergisi'nde yayınlanmış davacıya ait fotoğrafların izinsiz yayınlandığını,
ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte 15.750.000.000 TL maddi, 20.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının değişik objelerle yaratılan konsepti sadece fotoğraf makinasının deklanşörüne basmak suretiyle görüntülediğini, fotoğraflara konu fikrin tasarımcısı ve objeleri bir araya getirmek suretiyle fotoğraflardaki konseptin yaratcısı olmadığından davacının dava hakkı olmadığını, dava konusu fotoğrafların eser niteliği bulunmadığını, kaldı ki fotoğrafların tümünün alenileştiğini, fotoğrafların negatiflerine ilişkin diaların müvekkili şirketin fotoğraf arşivinde bulunduğunu, istenen tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, objektif ve subjektif koşulları taşıyan özgün ve yaratıcı niteliği bulunan dava konusu fotoğrafların kompozisyon, renklendirme ve taşıdığı estetik değerler de dikkate alındığında eser mahiyetini taşıdığı ve eser sahibinin de davacı olduğu, davalılar tarafından davacı ile yapılmış bir yazılı sözleşme ibraz edilmediği, FSEK'nun 52. maddesi uyarınca mali haklar dahil sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu, "sözlü telif sözleşmesi uyarınca davacıya ödeme yapıldığı,
bu nedenle diaların şirkette kaldığına" ilişkin davalı savunmasına itibar edilemeyeceği, yazılı sözleşme ibraz edilmediğine göre eser sahibi olan davacının mali haklarının davalılara devredilmediği, sözleşme olsa dahi dia pozitiflerinin mülkiyetinin davalıda bulunmasının davacının çoğaltma ve yayma haklarını da davalıya devrettiği anlamına gelmeyeceği, davacının 5.250 YTL'nın FSEK'nun 68.maddesi uyarınca 3 katı olan 15.750 YTL maddi tazminat isteyebileceği, dava konusu fotoğrafların davacıya ait olmasına rağmen davalı ...'a ait gibi gösterilmek suretiyle FSEK'nun 15.maddesinin ihlal edildiği,
ayrıca FSEK'nun 16.maddesine göre eser sahibinin izni olmadıkça eserde kısaltma, ekleme ve başka değiştirmeler yapılmasını yasaklayan 1. maddesi çerçevesinde FSEK'nun 16.maddesinin de ihlal edildiği, bu nedenle 10.000 YTL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12885, K. 2010/8100, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama