KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/12991 E., 2010/8395 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 2007/413-2008/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı ... tarafından 01.04.2005 tarihli poliçe ile sigortalandığını, 20.08.2005 tarihli ek poliçe ile iş yerinde çalışanların emniyeti suistimal sigortası kapsamına alındığını, söz konusu iş yerinde 08.11.2005 tarihinde güveni kötüye kullanmak sureti ile mazot hırsızlığının tespit edildiğini, suçlular hakkında Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/ 51 Esas 2007/106 karar sayılı ceza davası açıldığını, sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkili şirketin ticari kayıtları üzerinde yapılan incelemede belirli aralıklarla 30.000 Litre mazot çalındığının saptandığını,
poliçe kapsamında olmasına rağmen davalı ... tarafından zararın ödenmediğini ileri sürerek 26.000 YTL sigorta tazminatını 08.11.2005 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait işyerinin 01.04.2005 tarihinde Akaryakıt Servis İstasyonları Poliçesi ile sigortalandığını, 20.08.2005 tarihli ek poliçe ile emniyeti suistimal yolu ile hırsızlığın sigorta kapsamına alındığını, suç işleyenlerden ...' ın 20.08.2005 tarihinde poliçeye dahil edildiğini ancak motorin stok takip formlarındaki eksilmelerin ...' ın poliçe kapsamına alınmasından sonra başladığını, bu nedenle riziko bilinerek sigorta yaptırıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, ...'ın poliçe kapsamında olmayan ... ve ...ile birlikte güveni kötüye kullanmak sureti ile mazot hırsızlık suçunu işlediğini, dava dilekçesinde hırsızlık döneminin ortalama fiyatı yerine dönemin son fiyatının dikkate alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işyerinin 01.04.2005 tarihinde hırsızlık sigortası genel poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalandığı, 20.08.2005 tarihinde taraflar arasında emniyeti suistimal yolu ile hırsızlığın da kapsama alındığı ek poliçenin düzenlendiği, davacının petrol istasyonunda 09.11.2005 tarihinde ..., ...ve ... tarafından gerçekleştirilen emniyeti suistimal yolu ile mazot hırsızlığının tespit edildiği, bu kişilerin mahkumiyetine karar verildiği,
bu kişilerden ...' ın 40.944,00 YTL teminat ile sigorta kapsamında olmasına rağmen diğer faillerin sigorta kapsamında olmadığı ancak teminat limitinde olmak üzere davacının BK .nun 142 maddesi uyarınca bu üç fail tarafından meydana getirilen zararın davalı ... şirketinden talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 21.227,13 YTL (KDV HARİÇ) zarar bedelinin 16.06.2007 temerrüt tarihinden itibaren davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/12991, K. 2010/8395, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama