KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13003 E., 2010/4462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2008 tarih ve 2005/245 - 2008/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... Akçay vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Sunjüt A.Ş.'ne ait ve müvekkili şirkete taşıma rizikolarına karşı sigortalı bulunan çuval dikim makinesi emtiasının, davalıların taşıyıcı, sürücü ve CMR sorumluluk sigortacısı sıfatıyla üstlendiği Almanya-İstanbul taşıması sırasında uğradığı hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, (23.454) Euro'nun temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Başak Sigorta A.Ş. vekili, poliçe özel şartlarının 6.18 maddesi uyarınca yetersiz veya uygun olmayan ambalajlama veya istifleme dolayısıyla emtianın uğradığı hasar bedelinin sigorta teminatı dışında olduğunu, dava konusu hasarın da makinenin araç üzerine bağlanmamasından meydana geldiğini ve müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı taşıyıcının sağlam eksiksiz teslim aldığı emtiayı hasarlı olarak teslim ettiğinin konişmentoya ihtirazi kayıt konulmamasından ve davalı sürücü katılımıyla varış yerinde düzenlenen 10.08.2004 tarihli tutanaktan anlaşıldığı, hasarın ise makinenin araca hiçbir sabitleme yapılmadan yüklenmesinden kaynaklandığı,
oysa kamyon ile yapılan taşımalarda yol ve iklim koşullarına bağlı olarak emtianın kamyon kasasına mutlaka sabitlenmesinin gerektiği, bu durumda hem dava dışı gönderen hem de davalı taşıyıcıların müterafik kusurlu bulunduğu ve davalı taşıyıcılardan talep edilebilecek hasar miktarının (11.725) Euro olduğu,
davalı ... hakkındaki davanın yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı Başak Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile (11.725) Euro'nun 31.08.2004 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yıllık % 6,25 ve değişen oranlarda döviz faiziyle birlikte diğer davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Ancak dava, uluslar arası kara taşıması sözleşmesinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Türkiye Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı için Mukavele (CMR. Konvansiyonu) ve buna ek protokolü onaylayarak, 04.01.1995 tarihli Resmi Gazete’nin 22161 sayılı nüshasında yayınlanması ile bu sözleşmeye taraf olmuştur.
Bu konvansiyon hükümlerine göre yapılacak taşımalarda taraf devletler yönünden sözleşme hükümleri geçerli olacağından, CMR Konvansiyonu'nun 41. maddesi uyarınca, 40. madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu sözleşmenin hükümlerini doğrudan doğruya veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşul hükümsüz sayılacak ve taşıma sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, taşıyıcı lehine olan CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda da tarafların CMR Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda taşıma yapıldığına ilişkin bir itirazları bulunmadığına göre, mahkemece Konvansiyon'un 27. maddesi uyarınca, yabancı para cinsinden hükmedilen alacak için %5 oranında temerrüt faizi istenebileceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ancak yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamaya ihtiyaç göstermediğinden, HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13003, K. 2010/4462, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama