KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13005 E., 2010/4111 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.12.2007 tarih ve 2007/763 - 2007/773 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde sağlık sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle tedavi giderlerinin ödenmesi için davacıya müracaat edildiğinde davalının önce onay verdiğini, bu onay nedeniyle müvekkilinin ameliyat olduğunu, ancak davalının tedavi giderlerini ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, davalının rahatsızlığının teminat kapsamında olduğu düşüncasiyle tedavi giderlerinin ödenmesi hususunda onay verildiğini, ancak davacının sözleşme yapılırken rahatsızlığını gizlediğini, bu nedenle sözleşmenin fesh edildiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık davada ise, müvekkilinin teminat kapsamında olmayan tedavi giderlerinin bir kısmını bilmeden ödediğini ileri sürerek, 3.993,46 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, her iki dava yönünden davaların reddine ilişkin verilen kararı taraf vekilerinin temyizi üzerine, Dairemizce; asıl dava yönünde verilen ret kararının onanmasına, karşılık dava yönünden ise, davacının sigorta sözleşmesinin oluşumu sırasında ihbar yükümlülüğünü ihlal etitği, bu nedenle sigortacının sözleşmeden caydığı, cayma hakkının kullanımını haklı olduğunun kabul edilmesi karşısında ödediği sigorta tazminatını istemesinin mümkün olması nedeniyle davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davalı/karşı davacı yararına bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davalı/karşı davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13005, K. 2010/4111, 12 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama