İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13049 K.2010/8304

Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/458-2008/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde…

Esas2008/13049Karar2010/8304Tarih13 Temmuz 2010Okuma5 dk · 987 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2008/13049 E., 2010/8304 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Temmuz 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

987 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/458-2008/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin dava dışı ...

A.Ş.’nin bayisi iken aralarında çıkan uyuşmazlık sonucu Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı 2001/172 E sayılı davada, davalı şirketin teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabul edildiğini, diğer davalı şirket müdürünün 09.05.2002 günü feragat ederek tedbirin kaldırılmasını sağladığını, tedbir kalkınca banka teminat mektubu tazmin olduğundan, davalı şirketin borcu için verdiği ipoteğini satıştan kurtarmak için müvekkilinin 17.922 YTL ödeme yapmak zorunda kaldığını,

TMK’nun 884 ncü maddesi uyarınca müvekkilinin alacaklının kanuni halefi olması nedeniyle davalılardan alacağını isteme hakkı bulunduğunu, davalılardan ...’nın ortak ve yetkili müdür olarak TTK’nun 556 ncı maddesi yollaması ile 336 ncı maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, devam eden davadan feragat edip ihtiyati tedbiri kaldırtarak teminat mektubunun tazminine sebep olan eylemin haksız eylem niteliği bulunduğu gibi, 336/son maddesi uyarınca kanuna aykırı bir eylem olduğunu, müvekkilinin müdürün bu eylemi sonucu ipoteğini satıştan kurtarmak için gerekmediği halde tazmin edilen teminat mektubu bedellerini ödemek zorunda kaldığını,

davalı şirketin ticari faaliyetlerine son vermesi nedeniyle şirketten tahsil etme imkanının ortadan kalktığını, davacıya karşı davalı şirketin sorumluluğunun sözleşme ve kanuna, diğer davalı müdürün sorumluluğunun ise haksız fiile ve kanuna dayalı olduğunu ileri sürerek şimdilik 58.675,00 YTL maddi zararın faiziyle tahsilini, 27.07.2006 tarihli oturumda ise işlemiş faiziyle birlikte toplam 23.567,73 YTL’nın tahsilini istemiştir.

Davalı ... vekili, zarar ve kusur koşulunun oluşmadığını, alacaklı ...A.Ş. ile uzlaşan ve uzlaşılan borcun bir kısmını ödeyen davalı ...’nın kusurlu olmadığını, alacaklı şirketin araçlarını saklayan davacı yüzünden davalı şirkete karşı açılabilecek tazminat davalarını engellemek ve piyasayı dolandırdığı imajını önlemek için Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin dava dosyasından feragat ederek tedbir kararını kaldıran ve kısmen 25.000 YTL borcu ödeyen müvekkilinin kusurlu olmadığını, bu ödemeler yapılmasaydı davacının bunları da ödemek zorunda kalacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre davacının müteselsil kefalet nedeniyle alacaklıya ödediği paranın davalı asıl borçlu şirketten rücuan tahsilini istediği, diğer davalıdan ise temsil yetkisini kötüye kullanması nedeniyle doğan zararın tazminini talep ettiği, davacının borçlu davalı şirketin borcuna kefil olmak amacıyla alacaklı şirket lehine taşınmazını ipotek verdiği, davacının takibe itirazı üzerine alacaklının açtığı ve kazandığı itirazın iptali davasında belirlenen borcu fer’ileriyle birlikte davacının icra dosyasına toplam 17.922,50 YTL olarak ödediği ve alacaklının haklarına halef olduğu,

ancak davalı şirket hakkındaki iş bu davadan davacının feragat ettiği, davalı ... alacaklı ile yaptığı protokol çerçevesinde feragat etmiş ise de, davacının takibe itiraz hakkını kullandığı ancak itirazın iptali davasını kaybettiği, davacının hukuki durumunu davalı ...’nın ağırlaştırmadığı, TTK’nun 336 ncı maddesindeki 5. bendin iddia konusu olmadığı,

kaldı ki haksız eylemin bir an için kabulü halinde dahi TTK’nun 321/son (TTK 542 yollaması ile) maddesi uyarınca haksız eylemden şirket sorumlu olacağından, davalı ...’dan alacağın talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın davalı şirket bakımından feragat nedeniyle, diğer davalı yönünden davanın koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davalılardan limited şirketin yöneticisi olan diğer davalı ...'nın temsil görevi çerçevesinde kalarak hareket ettiği sırada davacıları zarara uğrattığı şeklinde davacının iddiada bulunduğunun kabulü halinde, bu davalının hukuki durumunun TTK'nun 556 ncı maddesi yollamasıyla 336/5 nci bent hükmü çerçevesinde ele alınması gerekecektir. TTK'nun 336 ncı maddesinde, genel olarak şirket müdürleri şirket adına yapmış oldukları işlemlerden ötürü kişisel olarak sorumlu tutulamazlar.

Ancak, anılan maddede 5 bent halinde açıklanan durumlar genel ilkenin istisnaları olarak gösterilmiştir. Bu istisnalardan olan 5. bent gereğince gerek kanunun gerekse anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal sonucu yapmayan şirket müdürleri aleyhine, zarar gören alacaklılar doğrudan bu gerekçeyle dava açabilirler.

Mahkemenin, davalının temsil görevi çerçevesinde kalarak yasal olarak hareket ettiğine yönelik kabulü hukuki niteleme bakımından bu yönde olup, bu nitelemeye göre davanın ele alınıp sonuçlandırılması ve bu gerekçeyle davanın reddi dosya kapsamına uygun düşmüş olup, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

Mahkemenin davalının temsil görevi çerçevesinin dışına çıkarak yasal olarak hareket etmediği iddiasını ele alıp, sadece şirkete husumet yöneltilebileceği sonucuna vardığı diğer gerekçesine gelince; davalılardan ...'nın, davacıya yönelik kişisel kusuru ile haksız eylemde bulunduğu iddia edilmiş olup, TTK'nun 542/2 nci maddesine göre limited şirket müdürlerinin, şirket ile ilgili bir görevin ifasından doğan ya da bu görevin ifası sırasında neden oldukları haksız eylemler nedeniyle kural olarak şirket müdürleri değil şirket sorumludur.

Ne var ki, iddia edilen haksız eylem, TTK'nun bu maddesinde yazılı haksız eylemin özelliğini taşımamaktadır.

Zira, ortaklık ile ilgili bir görevin kötüye kullanıldığı ve salt davacıyı zarara uğratmak amacı ile hareket edildiği, temsil yetkisinin kapsamının kasten aşıldığı iddia edilmekle BK'nun 41 nci maddesi uyarınca tek başına doğrudan davalılardan sadece ...'nın ya da 50 nci madde uyarınca şirket ile birlikte müteselsilen davalının sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekir.

TTK.nun 321/son maddesinin yöneticilerin şirkete ait görevlerini yürütmeleri esnasında meydana getirdikleri haksız fiillerden doğan zararlardan şirketin sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, bu hükmün temsil görevinin sınırlarını aşan yöneticiler ile birlikte şirketin dahi sorumlu olacağı şeklinde yorumlanması gerekir. BK’nun 41 nci, 50 nci ve 51 nci madde hükümleri uyarınca yöneticiler ve şirket bu gibi durumlarda müteselsilen sorumludurlar.

Dairemiz’in 14.05.1970 tarih ve 2722/2030. 27.02.1990 tarih 9543/1576. 14.02.2005 tarih ve 2004/4501 Esas, 2005/1130 Karar; 19.02.2007 tarih ve 2005/14680 Esas, 2007/3131 karar. 26.10.2009 tarih ve 2008/6571 Esas, 2009/10962 Karar sayılı ilamları bu yöndedir. Bu durumda, mahkemenin bu niteleme altında sadece şirkete husumet düştüğüne ilişkin gerekçesi somut olaya uymamakta olup,bu niteleme altında bu davalıya husumet yöneltilmesi doğru olmuştur.

Bu durumda, sonucu itibariyle doğru olan kararın onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'e verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13049, K. 2010/8304, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/13049
Karar No
2010/8304
Tarih
13 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/13063 K.2010/13213
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13064 K.2010/8306
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13067 K.2010/8324
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2008/13073 K.2010/11630
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2008/13081 K.2010/13359
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2008/13090 K.2010/8451

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.