KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13157 E., 2010/8458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2006/336 - 2008/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 28.07.2005 tarihinde "Diyarbakır İli Taahhütlü Tahakkuk ve Tahsilatı Artırma Kaçağı Önleme" konulu sözleşme imzalanıp, sözleşme uyarınca 13.09.2005 tarihinde işe başladığını, sözleşme süresinin 828 gün olup,sürenin sonunun 31.12.2007 olduğu,
davalının sözleşmeyi 17.05.2006 tarihinde gerekçe göstermeksizin feshedip, (1.200.000) YTL bedeli kati teminat mektubunu paraya çevirerek irad kaydettiğini, davalı şirketin 12.06.2006 tarihli yazısına göre sözleşmenin 31.12.2005 tarihinde tutturulması gereken tahsilat hedefinin tutturulamadığı gerekçesiyle feshedildiğini, oysa tahsilat hedefinin tutturulup, tutturulmadığının belirlenmesi için sözleşmenin 13.1.3 maddesi gereği geçmesi gereken 6 aylık süre geçmeden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 27.maddesinde öngörülen ihtar şartının yerine getirilmediğini,
tahakkuk ile tahsilat eş zamanlı gerçekleşmediği için sözleşme eki şartname tahakkuk oranları için aylık hedefler belirlenmiş olmasına rağmen, tahsilat için ay ay hedefler öngörülmeyip, yıllık hedefler belirlendiğini, davaya esas sözleşmenin uygulanmasına davacının kusuru olmaksızın sene başında değil Eylül ayında başlandığını, müvekkilinden iş kendisine Ocak ayında teslim edilmiş gibi kabul edilerek yılsonu hedeflerinin tutturulmasının belirlenemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile muarazanın giderilerek,
irad kaydedilen kati teminat mektubu bedeli için şimdilik (30.000) YTL'nın irad kaydedildiği tarihten itibaren ticari faiziyle birlikte, el konulan malzeme ve donanımlar nedeniyle şimdilik (10.000) YTL'nın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte, ihtiyat teminatları için şimdilik (5.000) YTL'nın temerrüd tarihi olan 27.02.2006 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte, hak ediş farkı ve fiyat farkları nedeniyle şimdilik (5000) YTL'nın 27.02.2006 ve kâr mahrumiyeti için şimdilik (50.000) YTL'nın fesih tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmeyi uygulayıcı tarafın Dicle EDAŞ olması nedeniyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı firmanın 2005 yılı tahakkuk hedefleri oranının % 40, tahsilat hedefleri oranının % 70 olduğunu, davacının 1.taahhüt yılı Tahakkuk Taahhüt değerinin % 41,62 olmasına karşın tahsilat taahhüdü değerinin % 58,14 oranında gerçekleştirdiğini, sözleşmenin feshinin tamamen sözleşme hükümlerine uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının sözleşmenin 4.maddesinde öngörülen tahakkuk ve tahsilat oranlarının gerçekleşmediği, davacının mahiyeti belirsiz tahsilatları kendisinin yaptığı iddiasını ispat edemediği, davacının tahsilat hedeflerini gerçekleştirememesi nedeniyle sözleşmeyi devam ettirmenin davalı için külfet teşkil edeceği, davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taraflar arasında akdedilen “Diyarbakır İli Taahhütlü Tahakkuk ve Tahsilatı Artırma Kaçağı Önleme“ konulu sözleşmenin haksız olarak feshedildiğinin tespiti ile muarazanın giderilerek irat kaydedilen teminat mektubu, el konulan donanımlar, ihtiyat teminatları için kısmi alacak, hak ediş ve fiyat farkları nedeniyle kısmi tazminat, kâr mahrumiyeti istemlerine ilişkindir.
Davacı tarafından saymanlıklarca yapılan ve mahiyeti bilinmeyen tahsilatların tahakkuk taahhütlerinde değerlendirilmesine rağmen, tahsilat taahhütlerinde değerlendirilmediği iddia edilmiştir. Bilirkişilerce davalı tarafından sunulan liste ve açıklama yazısına istinaden davacı isteminin yerinde olmadığı belirtilmiş ise de; tahsilat hususunun TEDAŞ’ın ABYS kayıtları, banka kayıtları ve muhasebe kayıtları incelenmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, davacının kaynağı belirsiz tahsilatlara ilişkin olarak yapmış olduğu ciddi itirazlar değerlendirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediği gibi, davacının hak ediş ve fiyat farklarına ilişkin taleplerinin hiç değerlendirilmemiş olması da doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13157, K. 2010/8458, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama