KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13392 E., 2010/4868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/06/2008 tarih ve 2008/215-2008/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının Balçova Şubesinde hesabı bulunduğunu, personelinin usulsüz işlemler gerçekleştirdiğini, hesapların açılması sırasında veya sonrasında sahte belgeler düzenleyerek hesap sahipleri tarafından çekilmiş gibi işlemler yaptığını, müvekkili başvurusunda da hesabındaki paranın kendisi tarafından çekildiğinin ve imzalı dekontunun olduğunun söylendiğini, bir ödeme yapılmadığını, suç duyurusunda bulunduğunu, yıllarca yaptığı birikiminin haksız yere alıkonulması ve heba olması korkusu yaşadığını, asılsız ve gerçekle ilgisi olmayan beyanlarla kendisine haksızlık edildiğini, defalarca adliyeye gitmesine ve avukat tutmasına neden olunduğunu ileri sürerek, 5.100.00.-YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabındaki paranın davacıya iade edilmesine karar verilmesine rağmen kabul etmediğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13392, K. 2010/4868, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama