KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13425 E., 2010/4797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2008 tarih ve 2006/526-2008/333 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Avukatlar Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca hukuki hizmet verme yetkisinin sadece avukatlara tanınmış bir yetki olduğunu, aynı yasanın 76. maddesi gereğince de müvekkili Baro Başkanlığının dava ehliyetinin bulunduğunu, davalıların internet sitelerinde tanıtım yaparak hukuki hizmet verme vaadinde bulunmalarının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men’ine ve TTK 61 maddesi uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin hukuka aykırı faaliyetlerinin bulunmadığını, sadece danışmanlık hizmeti verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların Avukatlar Kanunu’nun 35. maddesi kapsamında kalan hizmetleri yerine getirme konusunda internet sitesinde tanıtım ve fiyat tarifesi yayınlamasının haksız rekabet olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, haksız rekabetin tespitine, bahse konu internet sitesinin faaliyeti dava sürecinde sonlandırıldığından haksız rekabetin önlenmesi yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına ve BK 48 maddesine dayanan ilan talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş ancak yargılama sırasında davalının internet sitesinin yayınını durdurmuş olması nedeniyle önleme yönünden davanın konusunun kalmadığına karar verilmiştir.
Oysa, dava tarihi itibariyle varlığı tespit edilen haksız rekabetin ve bu eylemlerin önlenmesine ilişkin verilecek hükmün, dava konusu eylemsel olgunun devamı veya yenilenmesi halinde karar tarihinden sonra infaz sırasında da sonuç doğuracağının muhakkak olmasına, başka bir anlatımla; davalıların eylemlerini sürdürmeleri halinde ilerideki muhtemel bu tür tecavüzleri de bu ilamın infazı suretiyle davacıların engelleme yetkisinin bulunması nedeniyle davanın “men ve ilan” talepleri açısından da kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13425, K. 2010/4797, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama