KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13561 E., 2010/5135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Menderes Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2007/458-2008/458 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline "işyeri sigorta poliçesiyle" sigortalı işyerinin bitişiğinde bulunan mülkilyeti davalılara ait binanın çıtı katında biriken suların tahliyesini sağlayan duvar içinde gizli PVC su tahliye borusunun su kaçırması nedeniyle meydana gelen hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 19.884,00 TL' nın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sigortalı binayla müvekkillerine ait bina arasında duvar içinden geçen gizli PVC boru bulunmadığını, terastaki suların binanın dışındaki borudan tahliye edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı binada meydana gelen hasarın davalılara ait 28 numaralı taşınmazın borularından kaynaklanmadığı, sigortalı binanın çatsından, mutfağındaki suyunun açık bırakılması veya mutfak giderinin bağlantılı olduğu tahliye borusunun tıkanmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalılar vekilinin temyizine gelince; Mahkemece, dava esas yönünden ret edildiğine göre davalılar yararına dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, gerekçe gösterilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK.nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13561, K. 2010/5135, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama