KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13587 E., 2010/9103 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2007/155-2008/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davalı avukatı ...gelip, yapılan tebligata rağmen davacı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adına tescilli “He=She” markası altında triko ürünleri ürettiği, davalının aynı ürünlerde davacı adına tescilli markayı kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkili markasına yapılan tecavüzün durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, şimdilik (500.000.000.-) TL maddi ve (1.000.000.000.-) TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına tescilli markanın “Heo=Sheo” olup, müvekkili şirketi adına “HE&SHE” ibareli marka başvurusunun 25 nci sınıftaki eşyalar için dava dışı Labos Ltd.Şti. adına tescilli “SHE&HE” ibareli markayla iltibas yarattığı gerekçesiyle kısmen reddedilip, 35 nci sınıftaki hizmetler için tesciline karar verildiğini, bilahare müvekkilince “HSE” markasının tescili için başvurulduğunu, bu markanın davacı markasıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, markalar arasında karıştırma riski oluşturacak görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığından tescilli markayla iltibas oluşturan bir kullanımın sözkonusu olmadığı gerekçesiyle bilirkişi raporundan ayrılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.03.2007 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınmak suretiyle, Heo=Sheo ibareleri ile he&she ibarelerinin ortalama tüketici nezdinde 556 sayılı K.H.K.'nin 8/1-b maddesi gereğince karışıklığa sebep olabileceği gibi, he ve she ibarelerinin davacının uzun yıllar kullanımı sebebiyle lehine ayırtedicilik kazandırdığı ve bu hakkı K.H.K.'nin 9. ve 61. maddeleri gereğince davacı marka hakkına tecavüz sonucunu doğurduğu, talep edilen 500 YTL maddi tazminatın kadri maruf olduğu,
tecavüzün ağırlığı ve sair haller nedeniyle de takdiren 1.000,00 YTL manevi tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı markalarına davalının he, she ibarelerini marka olarak kullanmak suretiyle yaptığı tecavüzün önlenmesine, davalının bu ibareler ile ürün üretiminin, dağıtımının, stoklanmasının, ambalaj ve ürünlerde kullanımının yasaklanmasına, 500 YTL maddi ve takdiren 1.000 YTL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından davacının tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri nedeniyle davacı markasına yapılan tecavüzün durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması, şimdilik (500.000.000.-) TL maddi ve (1.000.000.000.-) TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkeme kararı Dairemizin 29.03.2007 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bozma kararında davacının, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 9/1-b maddesi yoluyla aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 vd maddelerine dayalı olarak açtığı bu davada korunmaya değer hukuki menfaati bulunduğu açıklanarak, davacı markasını oluşturan işaret ile davalının ürünleri üzerinde kullandığı “He&She” ibaresinin iltibas oluşturacak düzeyde benzer olup, olmadığı hususunda mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, çözümün teknik bilgiyi gerektirdiği kabul edilip, raporun tanziminden sonra alınan rapora itibar edilmeyerek,
yeni bir bilirkişi raporu yada ek rapor alınmadan hüküm tesisi hatalı olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak karar verilmiş ise de, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Zira, mahkemece bozma kararından sonra davacı markasını oluşturan işaret ile davalının ürünleri üzerinde kullandığı “He&She” ibaresinin iltibas oluşturacak düzeyde benzer olup, olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hesap bilirkişiden alınan rapor ile davacının bu yöndeki itirazı dikkate alınmadan karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi heyetinden davacı markasını oluşturan işaret ile davalının ürünleri üzerinde kullandığı “He&She” ibaresinin iltibas oluşturacak düzeyde benzer olup, olmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hesap bilirkişi raporuna ve bozma kararından önce mahkemece kabul görmeyen bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13587, K. 2010/9103, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama