KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13627 E., 2010/9082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2008 tarih ve 2007/17 - 2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davalı TMSF avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya’da çalışan müvekkilinin tasarrufunu Almanya’da değil Türkiye’de değerlendirdiğini, Rize’de arsa alıp inşaat yapmayı düşündüğünü ve bu nedenle biriktirmiş olduğu paradan toplam 105.000 DM’nı Aralık 1999 yılında Rize’de bulunan Sümerbank hesabına havale ettiğini, bu havalenin banka yetkililerince müvekkilinin iradesi dışında ve imzası taklit edilerek efektif bankaya aktarıldığını, müvekkilince banka aleyhinde açılan davanın lehine sonuçlandığını, davalı tarafın parayı geç ödemesi nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 6.000 YTL munzam zararın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK’nun 105. Maddesinde yazılı koşulların bulunmadığını, davacının alacağını döviz üzerinden ve en yüksek faiziyle aldığını, herhangi bir zararı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Aralık 1999 yılında toplam 105.000 Alman Markını Rize’de bulunan Sümerbank hesabına havale ettiği, bu havalenin banka yetkililerince davacının iradesi dışında efektif bankaya aktarıldığı, daha sonraki aşamada bankaya TMSF tarafından el konulduğu, Rize 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada davanın kabulüne karar verildiği, davacının munzam zarar talebinin değerlendirilmesi ve munzam zararın oluşabilmesi için somut belgelere ihtiyaç olduğu, somut belgenin ise dosyada mevcut bulunmadığı,
duruşmada dinlenen tanık beyanlarından davacının 2000 yılının 8. ayında Belediyenin açmış olduğu ihalede bir arsa almak istediğini beyan ettikleri, ancak bu ihaleye başvurma belgeleri mahkememize ibraz edilmediği gibi 1999 yılında Sümerbank'ın TMSF’na devredildiğinin davacı tarafça bilindiği, buradaki alacağını alabilmesinin bir sürece yayıldığının davacı tarafça göz önünde bulundurulması gerektiği, bu hali ile munzam zararın oluşmasının mümkün olmayacağı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13627, K. 2010/9082, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama