KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2008/13697 E., 2010/5505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.09.2006 tarih ve 2002/248-2006/345 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili ile davalı ...’nun 19.01.1998 yılında ...
Çelik Kapı Dayanıklı Tüketim Malları Ltd.Şti.’ni kurduklarını, davalının ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü olduğunu, davalı ile diğer davalı ...’in anlaşarak ve hile ile Kayseri 4.İcra Müdürlüğü’nün 2002/1534 sayılı dosyası üzerinden ...’in 80.000 DM karşılığı 48.880.000.000 TL alacak için şirket hakkında takipte bulunduğunu,...’na şirket temsilcisi olarak ödeme emrinin tebliğ edildiğini, takibe itiraz etmeyerek kesinleşmesine ve şirket mallarının haczine neden olduğunu, şirket kayıtlarında borcun bulunmadığını,
şirket müdürü ...’nun şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı ...’nun şirket müdürlüğünden azli ile davalı ...’e şirketin borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 03.03.2004 tarihli dilekçesi ile şirketin tüm mallarının haciz yoluyla satıldığını, mahcuzları ... vekilinin açık artırmada 7.650.000.000 TL’ne satın aldığını, şirketteki hisse oranına göre 3.633.750.000 TL miktar üzerinden davayı istirdat davasına dönüştürdüklerini açıklamış,
27.09.2006 tarihli dilekçe ile şirket müdürünün azli halinde iki ortaklı şirketin organlarından birinin bulunmayacağından bahisle şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının dava açma yetkisi bulunmadığını, icra takibinde asıl borçlunun şirket olduğunu, davacının şirketi temsile yetkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin şirket hakkında takipte bulunduğunu, davacının husumet ehliyeti olmadığını, alacağın muvazaalı olduğu iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı iddiaları dikkate alındığında, iki ortaklı limited şirkette temsile yetkili müdürün davalı österildiği durumlarda diğer ortağın dava açma hakkının bulunduğu, kayıtlara göre şirketin davalı ...’e borcu olmadığı,
davalı ...’nun şahsi borcu olduğu,davalının icra takibine itiraz etmeyerek şirketi zarar uğrattığı, irketin esas sermayesinin tamamını kaybettiği, irketin devamının imkansız hale geldiği gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulü ile şirketin davalıya borcu olmadığının tespitine, inkar ve kötü niyet tazminatlarının reddine, davacının davalı ... hakkında açtığı şirket müdürlüğünden azli ve şirketin fesih ve tasfiyesi talebinin kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/13697, K. 2010/5505, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama